Zaman boyunca ebediyen tekrarlasak yine az ki, daima hüzünlü, düşünceli,büyük düşünce hüznü içinde, ve ömründe bir kerecik olsun kahkahayla gülmemiş, hep mütebessim insan...
İnsan mı?
Evet, insan; fakat insanlığın, ilkinden sonuncusuna kadar toplamı, O'na müstâvi değil.
İdrâkin aczini idrâk, idrâkin ta kendisidir.
Üstadın bu satırları ne kadar samimi ve ne kadar içinize , en derine işleyen bir gerçeklikle aklınızın duvarlarına çarpıp sizi sarsıyor, ürpertiyor, hüzünlendirip mutlu ediyor.
Ey insan, sana son sığınak, Son peygamberin hırkasında!"
Son Sığınak şiirinin işte bu mısraları, çağın yüzüne vurulan sert hakikatin terennümleridir.
Elimizdeki kitap da "Çöle ve bütün zamana ve mekana" inmiş Nur'un büyük bir aşkla, muhabbetle anlatıldığı sanat eseridir diyebiliriz.
Bana kalırsa kitapta okunması gereken şey sadece Hz.Peygamber'in hayatı değil. Necip Fazıl'ın O'na (S.A.V) karşı olan hassasiyeti, muhabeti ve O'nun karşısında dile getirdiği acziyeti de örnek alınasıdır.
”Keşke sahiden ipek topuğunu öpen bir kum tanesi de ben olsaydım." cümlesinden tutun da kitabın bir çok yerinde Hz.Peygamber'in adını M…. diye zikretmesine kadar. Böylesine bir tevazu ve muhabbet...
#kitapalıntı;.
Şu saat, gün, hafta, ay hesabı ne hazin!...
Hepsi bir an içinde gelip geçiyor ve tek ân üzerinde duruyor, içinde bütün zamanı, mekânı ve hareketi eriten ve başsız sonsuz ân, edebiyet!...
Yazarın Suskunlar’dan sonra okuduğum ikinci eseri.
Kitabın içeriği çok zengin,atmosferi harika. Renkli kişiliklere renkli mekanlara yer vermesi birbirinden farklı karaktelere yer vermesi çok güzel.
Düşler ve sisler içinde , yeraltında geçen hayatlara, kökü yukarda ağaçlara, ejderha iskeletlerine, Nuh’un gemisine tüm pusulaların gösterdiği mıknatıs mağaralara , afyonlu uykulara , dilencilerin teşkilatına , Konstantiniye’ye uzanan bir yolculuk bu.
Bir Kehanet Aynası’ında kıyametin ne zaman kopacağını gören insanın kıyametten kaçmak için zaman makinesi yapma azminin ve sonsuz hayatı elde etmeye adanan ömrü beraber gezdik dolaştık anlattı, bazen de yaşattı Uzun İhsan.
Asıl işlenen konu "düşünüyorum öyleyse varım" ile "düşünüyorum öyleyse varsınız" arasındaki ikircikli duruma yönelik dikkat çekme.
Son olarak yazarın da dediği gibi “Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı”.
Keyifli Okumalar .
Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.