Şiddetin, açgözlülüğün ve şehvetli arzuların yarattığı acılara tanık oldum; fakat Tanrı aşkına! İnsanları-insanlar diyorum bakın- hakimiyetleri altına alıp güden güçlü, kanlı canlı, gözlerini kan bürümüş iblislerdi bunlar.
Bütün bu gürültü patırtıdan, hatta daha fazlasından sonra, öyle bir noktaya gelmiştim ki, yalnız kalmaya, "düşünme" mekanizmasını durdurup "yaşam" denilen şeyin keyfini çıkarmaya ihtiyacım olduğuna karar vermiştim. Çimenlerin üzerine uzanıp bulutları seyretmek istiyordum.
Eski bir deyişteki gibi: "Bilgelik dediğin, ancak yalnız kalarak kazanılır."