Dünya ; bir kumarhane, Insanın kendi hayatı; üzerine oynadığı en büyük kumardır. En değer verdiğin insanlar elbette en büyük bahis oynadıklarındır. Bu yüzden kazanmak ne kadar sevindirse de kaybetmenin acısı da bir o kadar ağırdır. Hiçbir şey yapmadan masada beklemek ise bir sandalyenin hayatından farksızdır...
Hayatınızdaki son yirmi dört saatinizi nasıl geçirirdiniz? Hala umudunuz olur muydu? Yalvara yakara son anınızda aklınıza gelen tüm yolları denerdiniz değil mi?
Aklınıza hayatınız boyunca gelmeyen inancınız bile bir yol olurdu değil mi? Belki de hayatınız boyunca inancınız için yaşadınız ölüm için daha mı rahat olurdunuz? Belki inancınızın da o an sizi kurtaramyacağını anladığınız için inancınız size anlamsız gelicek.. Sorular, sorular.... O yirmidört saati sizde yaşayacaksınız bugün, yarın veya yıllar sonra...
Benim için bir kitaptan öte yeni bir dünyaydı.Bu dünyayı keşfetmemi sağlayan kadını arayıp dururum. Kitabı okurken onunla bakıştığımı hissederdim ve çoğu zaman gözlerimi kaçırırdım bu yüzden kitabı uzun süre bitiremedim... Her karakter bana bir şey öğretti, her hikaye de başka bir hayat yaşadım.
"Kitabın üzerine notlar almıştı kadın
Ben hala etkisindeyim notundaki tiradın..."