Eskiden; “Bir
lokma, bir hırka.” felsefesini soktular hayatımıza, çalışmayı
unutturdular. Sen aç, ben aç peki diğer açları kim doyuracak.
Bakınız Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’inde ne buyurmuş; “Şüphesiz
benim Rabbim, kullarından rızkı dilediğine genişletip-yayar
ve ona kısar da. Her neyi infak ederseniz, O (Allah), yerine bir
başkasını verir; O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”(72) Yunus
Emre (ks) ne güzel söylemiş ballı şeker yemiş, onun değişiyle
söyleyelim. “Müslüman çok kazanacak, helalinden kazanacak
ve helalinden kazandığından infak edecek.” “Dürüst kazan, ye
yedir,bir gönül ele getir,yüz Kabe’den yeğrektir, bir gönül ziyareti.”(
73) Felsefeye bakar mısın? Bir de öbürüne bakın ve itiraz
ederler hemen “Ama sofiler böyle dediler.” diye. Şanlı Resulullah
(sav) böyle demedi ki. Şanlı Peygamberimiz (sav) Mirac’a
çıktığında yüreğinin içinde Allah (cc) sevgisinden ve aşkından
başka bir şey götürmedi. Rabbimiz de Peygamberlerin
Peygamberi Şanlı Resulullah (sav)’a 3 şeyi çok sevdirdi. Manevi
kokuyu, kadını ve namazı sevdirdi. Size de bir şeyi sevdirdi;
insanlara yardım edebilmeyi. Sizden dünya düşüncesini ve telaşını
aldı. Evim olsun, apartmanım olsun, malım olsun, mül-küm olsundan biz geçtik. Ne istedik peki? Açları doyuralım ve
köle azad edelim. Allah (cc) bu yolda yürüyen bütün kardeşlerimize
ve bana da yardım eylesin. Biraz düşünelim her şey benim
olacak diyenlerle Rabbim bana verdiğin güzellikleri diğer
kardeşime de ver diyenler hiçbir olur mu?