Geleceği öngörebilmek ve tasvir edebilmek için
anıların gölgesiyle yaşamak ile ısrarla zamanın dışına düşmüş bir yaşamda inat etmek
arasındaki fark büyüktür.
Mutlu ve özgür bir yaşama istediği için yurdunu terk etmek zorunda kalan kırık bir yüreğin geceleri, cennetin parlak renkleri ve cehennemin kızıl ateşleriyle dolu bir kontrast olmaz da ne olur?
Toprağından, sevdiği insanlardan, kokulardan, renklerden, arzu ve amaçlarından zorla koparılan bir insanın geleceği sürekli geriye dönük oluyor.
Ruh ve yürek geçmişin türkülerini mırıldanıyor.