Kitabı 2019'un sonlarına doğru satın almıştım. Ruhsal durumum elime bir kitap alıp okuyacak durumda değildi. Kitap okuma alışkanlığımı tamamen yitirmiştim de diyebilirim. Burası son buradan başka çıkış yolu yok, belirsizliğe doğru sürüklenmektense bu yaşama bir son verip başımı alıp gitmeliyim diyordum. Ciddi bir ameliyata girmem gerekiyordu ve benim hayatta kalabileceğime dair en ufak bir umudum yoktu. 28 Eylül 2022 tarihinde evden kalbim çok kırık bir şekilde çıkarken kitap gözüme çarptı ve aldım çantama atıp çıktım. Kaybettiğim çocukluğumu anımsamak istercesine bir parkın bankına oturdum ve kitabın ilk sayfasından itibaren içimdeki gitme isteğini sorguladım. Belki de o ilk sayfadaki cümleleri tekrar tekrar okudum ve günlerce üzerine düşündüm. Bu kitapla birlikte karşıma bir adam çıktı. Gerçekten de İhsan'ın Jülideyle geçen o diyoloğunu birebir yaşadım.
''Jülide biliyor musun, tam düşerken karşıma sen çıktın.”
“Düşerken mi?”
“Evet.”
“Karşına çıkınca ne oldu peki?”
“Bir sürü şey oldu işte. Benim için büyük şans.”
Önce bu adam karşıma nereden ve nasıl çıktı diye günlerce düşündüm, kendisinin bu durumdan hiç haberi olmadı. Bu adamın derinlerde bir hikayesi var dedim. Tahmin ettiğim gibi de çıktı. Bu kitaptan da biraz cesaret alarak onunla konuştum. Ertesi gün birlikte kahve içtik ve 3 saat içinde sevgili olduk. Evet kulağa tuhaf geliyor. 3 saat içinde sevgili olduk. Yaralarımız, yaşayış tarzımız, sevilişimiz, sevmemiz, terk edilişlerimiz hep benzerdi... İkimiz de artık ne istediğimizi tamamen biliyorduk. Gerçekten bu kitap sayesinde mi oldu bilmiyorum ama şunu söylemeliyim ki her şey anını bekliyormuş gerçekten.
4 gün sonra yazarın söyleyişisine katılıp imzalatabilirsem kitaplarımı imzalatıp sevgilime hediye etmek istiyorum. Tam bitti zannettiğinizde aslında