Millici

Millici
@Floremzi
Edirne'nin Kurtuluşu
Artık Edirne kurtulmuş, İttihat ve Terakki, memleketin şerefile beraber kendi haysiyetini de kurtarmış, Babıâli baskınından sonra neşredilen beyannamenin, mühim bir kısmı olsun, fiilen tahakkuk ettirilmişti. Şimdi artık İttihat ve Terakki erkânı, halka karşı boyunları bükük olarak başlarını yere eğmiyorlar, mağrur bakışlarile yukarılara, yükseklere bakıyorlardı!
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Göçebe kültürü
Bir göçebe kağana yapılabilecek en büyük hakaret, «oğlunu, karısını, kızını» düşmana kaptırmaktır. Cengiz Han, bir gün arkadaşı Bo'orçu Noyan'a insanın en büyük mutluluğunun ne olduğunu sorar. Noyan, en büyük mutluluğun avlanma, ilkbaharda iyi bir ata binme ve elinde soylu bir şahin tutma olduğunu söyler. Cengiz, soruyu öteki şeflere de sorar. benzer yanıtlar alır. «Hayır, der. İnsanın en büyük mutluluğu, düşmanı yenmek, malını mülkünü aldıktan sonra, onu önüne doğru kovalamak, onun sevdiği yüzlerin ağladığını görmek, atlarına binmek, kızları ve karılarıyla sevişmektir»
Sayfa 439·Kitabı okudu
Alıntı
Arazi sâhibi tüccarlar, gittikçe genişleyen güçlü prensliklerde vergileri eskisi gibi toplamaya olanak kalmadığından, vergi toplama işlerini yüklenirler. Büyük zahire ambarları bulunan bu tüccarlar, vergiyi daha toplamadan peşin ödeyebilecek durumda bulunduklarından, vergi işlerini onlara vermek büyük prenslerin de işine gelir. Böylece tüccarlar, giderek hem arazi sâhibi, hem de eyalet vergi memurları olurlar. Bu büyük toprak sâhibleri, arazilerini yüksek kira karşılığı köylülere işletirler. Böylece, eski feodal sınıfın tasfiyesi sonucu Ch’in gibi büyük prenslikler, memurlara dayalı merkezî bir devletin temellerini atarlar.
Sayfa 427·Kitabı okudu
Alıntı
Gariban Valentin :)
Defin günü, akraba ve yakınlar, öldüğü gün yaptıkları gibi kurban sunarlar, at koştururlar ve yüzlerini keserler. İstemi Han’ın cenaze töreninde, İstemi’nin oğlu, Bizans Elçisi Valentin’in yüzünü kesmediğini görünce çok kızar; Valentin, yanaklarını kesmek zorunda kalır.
Sayfa 414·Kitabı okudu
Alıntı
Hükümetin bu sükutu, darülfünun konferans salonunda top­lanan binlerce vatan çocuğunun asabiyetini tahrik etti. Derhal karar verdiler: «Devlet harp ilan etmeli, vatanın, milletin haysi­yetine vukubulan tecavüze silahla mukabele eylemelidir!» Ve bunu gidip hükümete anlatacaklardı. Bu karar üzerine binlerce genç içtima salonunu terkettiler, büyük bir galeyan ile yola dö­küldüler. Beyazıttaki Zeynep hanım konağından Babıali ye kadar uzanan saha, hıncahınç dolmuştu. Binlerce gencin hep bir ağızdan vatan şarkıları söyliyerek: - Harp isteriz! Yaşasın harp! Kahrolsun 23 üncü madde! ses­lerile sokakları doldurması, Babıalide içtima halinde bulunan nazırları telaşa düşürdü.
Alıntı