Millici

Millici
@Floremzi
Hükümet, bu tarzdaki hareketile ecnebilerin reyini almak, devletleri dahili umurumuza (işlerimize) müdahale ettirmekten çekinmiyordu. Devletlerin muvafakatini almak hususundaki hükümetin bu teşebbüsü, -vaziyetteki nezaket itibarile mecburi­yet olsa bile- esasen fena bir haleti ruhiyenin eseri idi! Gerçi İttihatçılar, dahilde halkı gücendirmişler, hariçte de dost bir muhit yapamamışlardı. Fakat yerlerine geçen hükümette, memlekete gelecek her iyiliği, her hayrı, Avrupanın lutfun­dan, hayırhahlığından (hayırseverliğinden) bekliyor, hele harp tehlikesini atlatmak için bunun zaruri bir çare olduğunu zanne­diyordu ... İttihatçılarla muhaliflerin bu iki zıt ve isabetsiz politi­kaları yüzünden vatan müthiş bir uçuruma doğru sürükleniyor, fakat kimse bu facianın dehşetini idrak edemiyordu! ..
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ancak Sultanahmetteki mitingde İttihat ve Terakki Cemiyeti yalnız kalmış değildi: Vatanın korkunç bir tehdide maruz kaldı­ğı bir zamanda İttihatçıların muhalifi Hürriyet ve İtilaf fırkası da bu hamiyet müsabakasından uzak kalmak istemiyerek halk na­ zarındaki manevi nüfuzunu ve itibarını kaybetmek istemedi; it­tihatçıların mitinginden evvel, sabahleyin İtilafçılar da bir mi­ting yaptılar ve düşmanların tecavüzüne karşı milletin hiç bir zaman lakayt kalamayacağını muhtelif hatiplerin lisanından bil­dirdiler. Fakat mitingde söz söyliyen İtilafçı hatipler, hükümetin takip ettiği siyasete itimatla baktıklarını ilan ederlerken; İttihatçı ha­tipler, hükümetin harici siyasetini gevşeklikle ve düşmanlara boyun eğmekle tavsif ediyorlar, vatanın şerefini kurtarmak, menfaatini korumak için behemehal harbedilmesi lazım gelece­ğini iddia ediyorlardı!..
Sayfa 148·Kitabı okudu
Alıntı
Hükümet, memleketin bu müşkül vaziyetinde mu­arızların, bilhassa İttihatçıların nasıl bir yol tutacaklarını düşü­nürken seferberlik ilanının ertesi günü İttihat ve Terakki merke­zi umumisi bir beyanname neşretti. Bu beyannamede meclisin kapandığı gündenberi hükümetle aralarındaki münasebetin ne kadar gergin olduğu kaydedildik­ten sonra memleketin maruz kaldığı müşkül ve nazik vaziyet nazarı dikkate alınarak, vatanın selameti için her türlü ihtilafta­rı unutan İttihat ve Terakki Cemiyetinin hükümete müzaheret etmeğe karar verdiği bildiriliyordu.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Alıntı
Kime Sordumsa Seni
Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler; Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler... Künyeni almak için, partiye ettim telefon: Bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler! Neyzen Tevfik
Şiir
Hünkâr geçerken, elindeki tespihi hangisinin önüne atarsa, o genç kız, padişahı takip eder, yatak odasına girermiş! Sultan Reşat da, bu ananeye tevfikan, bir Kadir gecesi bu suretle (huzuru visaline) arzedilen cariyelerin önünden geçerken, elindeki tespihi atmış, fakat tespih, o gece için, padişahın arzu etmediği diğer birinin önüne düşünce, birden bire bulunduğu mevkii ve vaziyeti unutan ihtiyar padişah: — Yanlış oldu, Mahmut Şevket Paşaya haber veriniz!.. demişmiş.
Sayfa 111·Kitabı okudu
Alıntı