Birçok radikal öğrenciye göre Adorno, teoriyi pratik karşısında ayrıcalıklı kılmış ve tam da yeni bir devrimin mümkün göründüğü anda devrimci projeyi terk etmişti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Adorno'nun zorlu üslubunun tam da konusunda, yani geç kapitalizmin verkehrte [baş aşağı] dünyasında temellendiği söylenir. (...) Soyut emek ve değişim değerinin yalnız toplumsal ilişkilere değil, eleştirel dil dahil dil ve düşünceye de nüfuz etmeye başladığı bir çağda "karşı karşıya bulunduğumuz korkunç karmaşık sorunların vakitsiz popülerleşmesi"ne (Magee 1978: 72) karşı direnmek, zorunlu bir amaç olabilir.
Duygularımız, duyularımız bize vaatlerde bulunmuyor artık. Şaşaalı fakat faydasız ev hayvanları gibi bir kenara çekildiler.
Nesir Fikri, Giorgio Agamben
Diyalektik var, çünkü biz yanlış bir yerde, yanlış bir toplum biçimi içinde yaşıyoruz.
"Diyalektik, şeylerin yanlış durumunun antolojisidir. Şeylerin doğru durumu diyalektiksiz olurdu: ne bir sistem ne de bir çelişki olurdu" (1990: 11). Diyalektik biz, kapitalist toplumun içinde-ve-karşısında yaşayan çelişkili bir biz' dir, başka bir deyişle, özdeşlikçi olmayan bir sınıf biz'i.
Adorno düşüncesinin ana teması şudur: özdeşsizliğin, uymayanın tutarlı anlamı olarak diyalektik. O hem özgürlükçü hem de devrimcidir. Özgürlükçüdür, çünkü onun asıl ve dinamik gücü "uymayan"dır, indirgenemez tikelliktir, içerilemez özdeşsizliktir, parti disiplinine boyun eğmeyecek olan isyancıdır.
Devrimcidir, çünkü patlayıcıdır, volkaniktir.