18 Eylül 1881'de Edward Page Mıtchell bu öyküyü yazdığında henüz hiçbir yazar zamansal paradoksa dair bir ürün ortaya koymamıştı. Mıtchell bu öyküyü yazdığında bilimkurgunun ilk tohumlarını attığından haberdar değildi . Kitap Mıtchell'in diğer bilimkurgu öykülerine yer verse de kitaba adını veren bu hikâye muhtemelen günümüzdeki zaman yolculuğu filmlerine zamanda yolculuk yapılırken yaşanacaklarla ilgili ilham kaynağı olmuş. Çünkü okurken aklınıza birçok filmden sahne geliyor ve olayları gözünüzde canlandırmak kolaylaşıyor. Tabi ki hikayeler bildiğimiz hikaye gibi başlıyor ve bilimkurgu bunun neresinde diye ararken halının altındaki sığınağa giden kapıyı keşfetmişçesine bilimkurgu kırıntılarını okudukça keşfediyorsunuz. Eğer sizler de bilimkurgunun emeklemelerine şahit olmak isterseniz okumaya doyamayacağınız bir kitap olduğunu söylemek isterim.