"Ama bir de şimdiki haline bakın!" diye bağırdı Ruth heyecanla. "Bugünkü kazancıyla alabileceklerine bakın. Kendini mahrum ettiği şeylerin acısını şimdi bin katıyla çıkarabilir."
Martin ona keskin bir bakış attı.
"Bahse varım ki," dedi, "Bay Butler şimdi bu şişman günlerinde artık eskisi gibi neşeli değildir. Yıllar boyunca küçük bir çocuk kadar yemiş. Şimdi de eminim midesi bir sürü şeyi almıyordur. Hem bahse varım ki," diye devam etti Martin, "Yaşlı bir baykuş kadar ciddidir. Yılda otuz bin dolar kazancına karşın az da olsa hoş zaman geçirmeye tahammülü yoktur. Ayrıca eminim başkalarının güzel vakit geçirdiğini görmekten hiç de memnun olmuyordur. De mi?"
Ruth başıyla onaylayarak hemen açıklamaya girişti:
"Ama zaten öyle bir adam değil. Yapısı gereği ağırbaşlı ve ciddidir. Her zaman öyleydi."
"Kesin öyleydi," dedi Martin. "Haftada üç dolar, sonra haftada dört dolar ve genç bir delikanlı, hiç eğlenmeden, oynamadan yağ sobasında yemek pişiriyo, bütün gün çalışıyo, para biriktiriyo, hep çalışıyo, hiç iyi vakit geçirmiyo, eğlenmeyi öğrenmiyo ve tabii ki otuz bin dolar çok geç geliyo."
"Biliyor musunuz," diye ekledi, "Bay Butler'a acıyorum. Doğru dürüst harcayamayacağı otuz bin dolar kazanmak için hayatını boşa harcamış. Niye mi, çünkü artık otuz bin dolar nakit verse bile çocukken on sente alabileceği şeyleri alamaz, mesela şeker, fıstık veya tiyatroda en üst balkondan bir bilet."