YalnızArdıç

YalnızArdıç
@FrKz
Hakikate talip birisi..
Ruth'un sınırı, ufkunun sınırıydı ve sınırlı beyinler ancak başkalarındaki sınırları görürdü. Ruth, derin bir bakışa sahip olduğunu sanıyor, Martin'in bu bakışla çelişen görüşlerinin onun sınırlarını gösterdiğini düşünüyor ve onun da kendisi gibi bakmasını sağlamanın, onun ufkunu kendi ufkuyla aynı olana kadar geliştirmenin hayalini kuruyordu.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Ruth'u şaşırtan şey, Martin'in kendine özgü bakış açısıydı. Ruth'a yepyeni gelen bu bakış açısı sadece yerleşmiş inançlarına aykırı olmakla kalmıyordu. O inançları değiştirme veya sarsma tehlikesine neden olabilecek bir gerçeklik payına sahip olduğunu seziyordu. Yirmi dört değil de, on dörtyaşında olsaydı, Martin onu değiştirirdi belki. Ama yirmi dört yaşındaydı, kişiliği ve yetiştirilme tarzı açısından muhafazakârdı ve hayatın kendi doğup biçimlendiği kuytu köşesine uyacak bir şekil alarak katılaşmıştı. Martin'in tuhaf yargıları ilk dile getirildiğinde aklını karıştırmıyor değildi, ama bunları onun özgün bir tip olmasına bağlıyor ve kısa sürede unutuyordu.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Edebiyat
Halden anlayan zihninin içgörüsü, kendisine anlatılan bu delikanlının hayatındaki binlerce ayrıntıya ve onun yılda otuz bin dolar kazanan bir adama dönüşürken yaşadığı manevi sığlığa ışık tutuyordu. Geniş ufuklu, çok yanlı düşüncesi sayesinde büyük bir hızla Charles Butter'ın bütün hayatını uzaktan görebilmişti.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Edebiyat
"Ama bir de şimdiki haline bakın!" diye bağırdı Ruth heyecanla. "Bugünkü kazancıyla alabileceklerine bakın. Kendini mahrum ettiği şeylerin acısını şimdi bin katıyla çıkarabilir." Martin ona keskin bir bakış attı. "Bahse varım ki," dedi, "Bay Butler şimdi bu şişman günlerinde artık eskisi gibi neşeli değildir. Yıllar boyunca küçük bir çocuk kadar yemiş. Şimdi de eminim midesi bir sürü şeyi almıyordur. Hem bahse varım ki," diye devam etti Martin, "Yaşlı bir baykuş kadar ciddidir. Yılda otuz bin dolar kazancına karşın az da olsa hoş zaman geçirmeye tahammülü yoktur. Ayrıca eminim başkalarının güzel vakit geçirdiğini görmekten hiç de memnun olmuyordur. De mi?" Ruth başıyla onaylayarak hemen açıklamaya girişti: "Ama zaten öyle bir adam değil. Yapısı gereği ağırbaşlı ve ciddidir. Her zaman öyleydi." "Kesin öyleydi," dedi Martin. "Haftada üç dolar, sonra haftada dört dolar ve genç bir delikanlı, hiç eğlenmeden, oynamadan yağ sobasında yemek pişiriyo, bütün gün çalışıyo, para biriktiriyo, hep çalışıyo, hiç iyi vakit geçirmiyo, eğlenmeyi öğrenmiyo ve tabii ki otuz bin dolar çok geç geliyo." "Biliyor musunuz," diye ekledi, "Bay Butler'a acıyorum. Doğru dürüst harcayamayacağı otuz bin dolar kazanmak için hayatını boşa harcamış. Niye mi, çünkü artık otuz bin dolar nakit verse bile çocukken on sente alabileceği şeyleri alamaz, mesela şeker, fıstık veya tiyatroda en üst balkondan bir bilet."
Sayfa 84·Kitabı okudu
Edebiyat
Ruth, Browning’i iyi bilirdi ama ruhlarla oynamanın ters tepebileceğini aklına hiç getirmemişti.* *Ağını örerek bir erkeği ele geçirmeye çalışan bir kadından bahsedilen şiirde Browning, “Ruhlarla oynamak ters teper / Asıl mesele kendi ruhunu kurtarmaktır.” der.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam