"Bilgi, bana bir harita odası gibi geliyor. Kütüphaneye
her gidişimde bunu düşünür, etkilenirim. Öğretmenlerin
rolü, çocuklara harita odasının içinde ne olduğunu sistemli biçimde öğretmek. Öğretmen, harita odasındaki rehberdir, hepsi o. O bilgiler onların kafalarının içinde değil. İcat eden, yaratan onlar değil. Her şey o harita odasında. Öğretmenler harita odasından nasıl yararlanacaklarını bilir. Onların işi, normalde orada kaybolabilecek kişilere yol göstermektir. Halbuki ben kolay kaybolmam. Yön bulma yeteneğim kuvvetlidir. Kimileri rehbere ihtiyaç duyar, çoğu insan duyar. Ama
ben rehbersiz de yolumu bulacağımı düşünüyorum. Şimdiye kadar harita odasında çok zaman geçirdim. Yolumu bulmak için hangi haritaları istiyorum, hangi sahilleri keşfedeceğim, bilecek noktaya geldim sayılır. Çizdiğim çizgiye bakılırsa kendi başıma çok daha hızlı keşfediyorum. Bilirsiniz bir filonun hızı, en yavaş geminin hızı kadardır. Öğretmenlerin de hızı böyledir. En yavaş öğrencilerinin hızında öğretmeleri gerekir. Bense öğretmenlerin sınıf ortalamasına göre belirlediği hızdan çok daha hızlı gidebilirim."
" 'En hızlı giden, yalnız gidendir,' " dedi Ruth.