Yaşlı bir devlet memuru olan Makar ile uzaktan akrabalığı bulunan Varvara arasındaki mektuplaşmalar şeklinde geçiyor. Makar'ın genç kız Varvara'ya duyduğu şefkat ve koruma isteği biçimde şekilleniyor. Yoksulluk, bireysel onur, ve sevginin insanın varoluşundaki yeri aslında kitabın merkezini oluşturuyor.
İnsancıklar, Dostoyevski’nin edebi ve düşünsel serüveninin temel taşlarından biridir. Roman, yazarın insan ruhuna dair duyarlılığını erken dönem bir manifestoya dönüştürür. Makar, küçük bir kıza duyduğu derin ama saygılı sevgi, insanın iyilik potansiyeline ve vicdani erdemine yapılmış bir güzellemye benzer. Bu yönüyle eser, yalnızca dönemin Rus toplumuna değil, evrensel insan doğasına dair zamansız bir sorgulama ortaya koyar.
Makar,tipik bir figürdür aslında. Yoksulluğu toplumsal statüsüzlüğü ve duygusal kırgınlıkları hissedilir derecededir.
Dostoyevski, karakterlerinin gündelik yaşamlarındaki küçük olayları büyük bir insani duyarlılıkla işler. Makar, Varvara'ya duyduğu sevgi, ahlaki sınırların ötesine geçmeden, bir tür “vicdanlı aşk” olarak sunulur. Bu yönüyle roman, bireyin yoksulluğa rağmen insanlık onurunu koruma mücadelesini merkezine alır.
İnsancıklar, edebi ve düşünsel serüveninin temel taşlarından biridir.Yazarın insan ruhuna dair duyarlılığını erken dönem bir manifestoya dönüştürebilir. Makar, küçük bir kıza duyduğu derin ama saygılı sevgi, insanın iyilik potansiyeline ve vicdani erdemine yapılmış bir övgü niteliğindedir. Bu yönüyle eser, yalnızca dönemin Rus toplumuna değil, evrensel insan doğasına dair zamansız bir sorgulama ortaya koyuyor. Gayet sade, gayet akıcı. Emin olabilirsiniz ki: bu kitabı bir bardak su içer gibi okuyacaksınız. Herkese iyi okumlar. Sağlıcakla kalın.