Her şeyi anlat;bu zamana kadar neredeydin,oturduğun yerin adını söyle;orada sevdiğin, hoşuna giden, özlediğin neler var? Havası sıcak mı , göğü berrak mıydı? Sevdiklerin, seni sevenler, ruhunu ilk uyandıran kimlerdi? Küçükken seni sevip nazlandıran bir annen var mıydı,yoksa hayata benim gibi kimsesiz olarak mı doğdun? Ne rüyalar görürdün,istikbal için neler kuruyordun,hayallerinden gerçek olanlarla olmayanları, her şeyi anlat. Kalbin ilk kimin için sızladı,ne uğruna verdin onu ? Ya ben sana onun için, senin için , ne verebilirim söyle. Kalbini nasıl,neyle kazanayım güzel sevgilim , nurum, hayatım söyle!
Ama aşk bir cenin gibi bedenin karanlıklarında dönüp durmaktan kurtulduğu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı.