uyuşturucu bağımlısı ilgi açlığı olan birisinin kitabı. kendi otobiyogrofisini yazmış kurtulma hikayesini anlatmış. sonra da eğitmen olmuş. ancak doktor diploması psikoloji diploması yok. yaşı da genç olunca tabi basit bir kitap oluyor. yaş gençse eğtim o kadar yüzeyseldir. kitapta konudan konuya atlanmış, kadının kendi bencil kişisel gelişim yolculuğunu izliyoruz.
gölge kavramı bastırdığımız duygulardır. görmeye tahamül edemediğimiz her şeyi başkasında görürüz. buna yansıtma denir. başkası senin aynan derken, sinirlendiğin rahatsız olduğun her kişi senin gölgendir, bastırdığın kısımdır. kendini daha derin tanımak istiyorsan iyi yanına değil kötü yanına bakmalısın. bu sayede bastırmalara bir ışık tutarak rahatlarsın, gerilim gider. sakladığımız yanlarımız gölgeyi oluşturur. burda yazar şişman kişilerden nefret ediyor, ırkçılık yapanlardan da o yüzden onları hayalinde canlandırıp affediyor. affetmek, boyun eymek gölgeyi kabul etmemizi sağlıyor. gölge inkar ettiğimiz herşeydir ama aydınlık için inkarı inkar edemeyiz. yani gölge bizden asla ayrılamaz, nefret düşüncelerimizi istemediğimiz zaman yani görmezden geldiğimiz an daha da artar. kabullenme ve bütünlükle yaşamalıyız. gölge kavramını öğrendiğimde hayatımda daha iyi anladığım, yaptığım şeylerin listesi sonsuz, kendi gölge bulma tekniğimi geliştirme aşamasıda ilginçti, bundan sonra ne olacağını asla bilemeyeceğim