Frejya

Frejya
@Freyjaa_
WHAT THE FORK?! http://1000kitap.com/gonderi/65658369 “Kavgadan hoşlanır mısınız? Burada büyük bir kavga çıkacak.”
English language and literature
3263 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
“Bir Kere Aldatan Yine Aldatır.”
6/10
·144 syf.·
2023 15. kitabı
Nabizade Nazım. İlk Türkçe köy romanı olan Karabibik’in, ilk psikolojik roman denemesi sayılan Zehra’nın ve “Heves Ettim” dediği beğenilmeyen şiirlerinin, İkinci Dönem Tanzimat Dönemi’nin yazarı. Servet-i Fünun dergisinin ilk yazarlarından biri… Kendimi bildim bileli Tanzimat Dönemi veya Servet-i Fünun Dönemi eserlerini okurken hep yorulmuşumdur. Bu dönemin yazarları, betimlemeleri fazlasıyla kullanıyor ve bir süre sonra okumak, boğucu oluyor çünkü okur artık betimlemelerden dolayı kendini kitaba veremiyor diye düşünüyorum. En azından ben böyleyim. Kitapta İstanbul çok güzel anlatılıyor, betimleniyor ama betimlemeler fazla geldiği için bir süre sonra “ Yazar betimlemeyi bitirse de olaya gelse.” diye söylenmeye başladım. Belki de İstanbullu olsaydım hoşuma gidebilirdi bunca betimleme, bilemedim. Geçişleri sevemedim. Bir olay anlatılırken bir anda kendimi diğer olayın içinde buluyormuş gibi oldum. Bu yüzden bazı yerleri iki kez okumak durumunda kaldım. Teknik bakımından kesinlikle kusurlu ama senaryosu gerçekten çok başarılı. İlk psikolojik roman olan Eylül’den daha psikolojik bir roman ama teknik bakımından daha başarısız olduğu için “ilk psikolojik roman denemesi” sayılıyor. Olaylar daha başarılı bir şekilde anlatılsaydı belki de ilk psikolojik roman olabilirdi. Eylül romanını üç kere okumama rağmen teknik bakımından pek bir kusur gördüğümü hatırlamıyorum ama Zehra kitabı kesinlikle daha iyi anlatılabilirdi. Kitabın içeriğine gelince- burada spoiler vereceğim- Zehra kıskanç bir kadındır. Babası Şevket bu durumdan çok rahatsız ve kızı için endişelenir. Suphi, Zehra’nın babasından Zehra’yı istediğinde babası verir ve Suphi, adamın ayaklarına kapanacak kadar çok sevmektedir Zehra’yı. Zehra ile Suphi evlenir. Münire Hanım, Suphi’nin annesi, gelini ve hizmetçisi çok
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
Reklam
Ölüm Cezası, İntikamdır!
Puan vermedi·180 syf.·
2021 86. kitabı
https://1000kitap.com/gonderi/130383752 Çünkü biz insanların değişebileceğini düşünmüyoruz. Dünyada dakikada 270 doğum gerçekleşiyor. Bu demek oluyor ki 24 saatte yaklaşık olarak 388 bin doğum gerçekleşiyor. Mümkün müdür ki bu doğan bebeklerin ileride tamamen iyi olması, suçsuz olması? Elbette, içlerinden tecavüzcüsü, katili, hırsızı mutlaka çıkacaktır. Pekâlâ, şöyle düşünelim şimdi: İdam cezası tekrar yürürlüğe girdi. Tüm kötü insanlar herhangi bir şekilde öldürüldü. Dünya, bu kötülerden tamamen temizlendi mi? Benim cevabım: Hayır. Dedim ya dünya üzerinde dakikada 270 doğum gerçekleşiyormuş. Kötüler ölür, kötüler doğar. Kötülük hiçbir zaman idam sayesinde temizlenmedi. Ortada herhangi bir ibretlik durum bile göremiyorum. İdamın bir çözüm olarak görülmesi yerine ailelerin çocuklarını daha küçük yaştan itibaren eğitmesi şart. Kötülük tamamen yok olacak demiyorum, kötülük bu şekilde önlenebilir. İnsanlara değişmeleri için fırsat tanımak ve geçmişte işledikleri suçları görmelerini sağlamak gerekir. Direkt "İdam getirilsin!" diyerek hiçbir sorun halledemeyiz. Camus'ye göre idam, intikamdır. Bugün, çoğu insanın tek düşündüğü; her tecavüz, cinayet konusu gündeme geldiğinde İNTİKAM! Ya "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." deriz ya da "İdam getirilsin." deriz. Kimse de kalkıp "Eğitim şart." demiyor ki... Değişim... Değişimden söz ediyordum. "Değiştim, değişiyorum da... Dört yıl önce çok ağır suç işlemiştim, suçluydum. Ama dört yılda o denli çok değiştim ki, başka bir Hayri oldum, başka insan oldum. O suçu işleyen insan ben değilim artık. Siz suçlu diye bambaşka bir insanı, bambaşka bir Hayri'yi asıyorsunuz, tam bambaşka bir insan olduğum zaman..." (Surname, sayfa 160) İnsanlar değişiyor. Kötüler iyi oluyor, iyiler kötü oluyor... İnsanlara dünyanın en ağır cezasını vermek
Edebiyat
Ölüm Cezası Üstüne DüşüncelerAlbert Camus · Alan Yayıncılık · 1986128 okunma
İNTİHAR, TOPLUMDAN KAÇIŞTIR!
10/10
·93 syf.·
2020 61. kitabı
"Bu nasıl bir toplum, insan milyonların ortasında en derin yalnızlığı yaşıyor, hiç kimse farkına varmadan dayanılmaz kendini öldürme arzusuyla kahrolabiliyor?" http://1000kitap.com/gonderi/83362711 "Bu toplum, toplum değildir....Vahşi hayvanların yaşadığı bir çöldür." (Rousseau) Polis müdürü olan Jacques Peuchet'in intihar ile ilgili yazılarını not alan Karl Marx, çok güzel, kapsamlı konulara değiniyor. Kapitalizmin ekonomi üzerindeki etkisinin, Britanya'nın Hindistan üzerindeki baskısının, Çin'in feodal/kırsal kesimlerinde kadınların işe yaramaz olarak görülmelerinin ve daha nice olayların intiharı etkilemekte olduğu belirtiliyor. Marx; intiharı bireysel değil, toplumsal olarak algılamamız gerektiğini söyler. Aynı zamanda intihar vakaları sadece yoksullar arasında görülmez. Zengin, ünlü olup yaşamına son verenleri de duyduk. Yer yer Barış Çoban'ın da ülkemiz hakkında bazı konulara değinmesi çok başarılı. Soruyorum size hangimiz Batman'da kadın intiharlarının daha sık görüldüğünü biliyorduk? http://1000kitap.com/gonderi/83397268 Bu alıntıda verilen istatistiklere göre Batman'da kadın intiharları çok fazladır. Ama unuttuğumuz bir kısım var. Bunlar sadece duyulanlar. Peki ya diğerleri? Kitapta intihar eden kadının bir gün sonra, gazetelerde, ayağının kayıp düştüğünü söylemek ne kadar doğru? Yaz aylarında intihar oranları daha sık görülürmüş. Bunun nedeni de iklim teorisi olabilir. Sıcak havalar insanı daha agresif yapar ki bu da insanı kendini öldürme yollarına sürükleyebilir. Açıkçası bana mantıklı geliyor. Dışarıda o boğucu güneşin altında bunalıyorsun eve gelince ıpıslaksın. E haliyle agresif de olursun. Araştırmalara göre intihar edenlerin genel olarak yaş ortalamaları 22 ile 28 arasındadır. Yöntemleri de şu
1000Kitap
İntihar ÜzerineKarl Marx · Yeni Hayat Kütüphanesi · 2006423 okunma