https://1000kitap.com/gonderi/130383752
Çünkü biz insanların değişebileceğini düşünmüyoruz. Dünyada dakikada 270 doğum gerçekleşiyor. Bu demek oluyor ki 24 saatte yaklaşık olarak 388 bin doğum gerçekleşiyor. Mümkün müdür ki bu doğan bebeklerin ileride tamamen iyi olması, suçsuz olması? Elbette, içlerinden tecavüzcüsü, katili, hırsızı mutlaka çıkacaktır. Pekâlâ, şöyle düşünelim şimdi:
İdam cezası tekrar yürürlüğe girdi. Tüm kötü insanlar herhangi bir şekilde öldürüldü. Dünya, bu kötülerden tamamen temizlendi mi? Benim cevabım: Hayır.
Dedim ya dünya üzerinde dakikada 270 doğum gerçekleşiyormuş. Kötüler ölür, kötüler doğar. Kötülük hiçbir zaman idam sayesinde temizlenmedi. Ortada herhangi bir ibretlik durum bile göremiyorum. İdamın bir çözüm olarak görülmesi yerine ailelerin çocuklarını daha küçük yaştan itibaren eğitmesi şart. Kötülük tamamen yok olacak demiyorum, kötülük bu şekilde önlenebilir.
İnsanlara değişmeleri için fırsat tanımak ve geçmişte işledikleri suçları görmelerini sağlamak gerekir. Direkt "İdam getirilsin!" diyerek hiçbir sorun halledemeyiz. Camus'ye göre idam, intikamdır. Bugün, çoğu insanın tek düşündüğü; her tecavüz, cinayet konusu gündeme geldiğinde İNTİKAM! Ya "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." deriz ya da "İdam getirilsin." deriz. Kimse de kalkıp "Eğitim şart." demiyor ki...
Değişim... Değişimden söz ediyordum.
"Değiştim, değişiyorum da... Dört yıl önce çok ağır suç işlemiştim, suçluydum. Ama dört yılda o denli çok değiştim ki, başka bir Hayri oldum, başka insan oldum. O suçu işleyen insan ben değilim artık. Siz suçlu diye bambaşka bir insanı, bambaşka bir Hayri'yi asıyorsunuz, tam bambaşka bir insan olduğum zaman..."
(Surname, sayfa 160)
İnsanlar değişiyor. Kötüler iyi oluyor, iyiler kötü oluyor... İnsanlara dünyanın en ağır cezasını vermek