Körlük insani atomu parcalar gibi en temel parcalarına ayırmış ve ilkel bir varlık olduğumuzu bir kez daha yüzümüze vurmus. Ve bunu yaparken yureğimizi sızlatmaktam hiç geri kalmamış, öyleki soğuk kış gününde çıplak elle demire dokunmak kadar acı. Bizi biz yapanin oturduğumuz ev, bindigimiz araba ya da hangi marka giyindiğimiz olduğunu düşündüğümüz ve giderek yaygınlaşan bu modern cağda, aslında bütün bunları gören duyu organımızın yani gözlerimizin alındığı zaman ne kadar da aciz bir varlik olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyor. Kitabı okurken empati duygunuz kas yapacaktir. Çekinmeyin, korkmayın bu yükün altina girin! Okuyun ve görün aslında biz kimiz ! Herhangi bir kitabi okurken ana karakterin yerine koyarız kendimizi bu kitaptaki kaçınılmaz gerçekte şu ki ana karakter biziz!
Kitabın sonunda şu soruyu kendinize soracaksınız, aslında kör olan kimdir? Görme yetisi olamayan mı? , gören körlerin arasında tek başına kalan mı? Yoksa körlerin arasında gören mi ?
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015132,1bin okunma
Bu kitabi yillar once bir mekanda karsimda duran "kaplumbaga terbiyecisi" toblosuna bakarken "ya ilerde cocugum bu tablonun anlamini sorarsa?"diye okumustum.
Kisaca, kaplumbaga terbiyecisi,
Sanat acisindan batiya yetismeye calisan daha dogrusu cagdaslasmaya calisan donemin toplumu ile heykel olsun ,tablo olsun , muzecilik olsun bu konularda bagnazligindan vazgecemeyen ayni toplumun sancisini anlatmakta. Osman Hamdi bey muzeciligin kurucusudur. Genc yasinda avrupaya gider, heykel ve tablo gibi sanat eserleri dikkatini ceker. Ve ulkesine dondugunde bunu uygulamak ister ama tabikide engellerle karsilasir. Yasaminin geri kalanini Osmanlinin cagdaslasma noktasinda bu engelleri asmak icin geciren Hamdi bey, bagnaz bir toplumu yonlerdirmeyi anlatabilmek adina bu tabloyu yapar. Tabloda kaplumbagalar toplumu yansitmaktadir...
Kesinlikle bir solukta okuyacagiz ve sadece gecmisi ogretmekte kalmayip, yer yer gunumuze de isik tutan bir kitap.