Sabahattin Ali nin bu kitabını 16 yaşında okumak ile 26 yaşına gelip okumak arasında dağlar kadar fark var. 16 yaşında okunduğunda kahramanımız Raif in kocaman bir adam ve bu aşk uğruna o kadar derbeder oluşu aklımıza sığmaz iken, 26 yaşına gelip 10 senede birer Raif oluşumuz hayatın bir cilvesi olsa gerek. Şimdi daha iyi anlaşılıyor ve empati kurmak çok daha kolaylaşıyor.
Belki de kimsenin farkedemediği Maria nın kürkünün, aşık bir adam tarafından bir sembole dönüştürülmesi; o kürk metaforunun aslında aşık bir adamın bir kadının görünmeyen taraflarını görmesi demek.
Hepimiz birer Raif olmuşuzdur ve yıllar geçse de Maria larımız sadece bizim zihnimizde kalmıştır. Sessizliğimizi ve iç savaşlarımızı kara kaplı bir defterden birileri okuyana kadar her zaman az muhabbet etmiş görünmüşüzdür.
Sabahattin Ali, Raif in Maria tarafından niye onun mektuplarına cevap vermeyişini kendi kendine kurgularken, aslında bir çoğumuzun başına gelen durumları bize özet geçiyor. Çoğu zaman Maria kitabın son bir kaç sayfası yokmuş gibi, çok nadir varmış gibi hayatlarımıza dokunur.
Stefan Zweig intihar etmeden önce, 1942 nin boğucu siyasi ve savaş bunalımında ele aldığı düz yazılarından en önemlisidir. Öykünün mimarisi son derece profesyonelce kurgulanmış, aynı zamanda insan psikolojisi üzerine ince eleyip sık dokunulmuş. Bir satrancın sonsuz hamlelerini, tek beynin iki farklı kişilik ile oynanması sonucu ortaya çıkabilecek sonuçları ele alınmış ve bunun sonucunda aynı beynin alışagelmiş oyun stilinden başka bir beyne karşı oynayabilmesinin nasıl sonuçlar doğurabileceği mükemmel bir kurguyla okuyucuya aktarılmaya çalışmıştır. Gerçek hayata paralel olabilecek bir kitap. Kitabı okumak bir kaç saat olsa da, üzerinde düşünebilmek ve gerekli psikolojik analizleri yapmak bir kaç gün sürebilir.
Livaneli, suç ve ceza kitabının Türkçe yazılmış, olay kurgusu Türkiye'ye özgü metaforlar içeren şekliyle okurun karşısına çıkmış. Suç affedilebilir mi, yoksa öc almak insanın doğasının bir parçası mıdır? Anadil üzerine yapılan vurgular, anadilin önemine ve anadil olmadan yapılan konuşmaların, etkileşimlerin bir anlam ifade edemeyeceğini, aynı zamanda anadilini konuşan insan senin düşmanın bile olsa, uzak bir diyarda ona yakınlık hissedebileceğini kanıtlar nitelikte. Karakterimiz Sami Baranın karanlık ve bir o kadar derin işlenmesi büyük ustalık. Ve son bir şey, "konuşmak canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı"
Kumarbaz olabilmek, çoğu zaman olasılık dışı olabilecek şeyleri gözardı edebilmek diye bilinir. Olasılık dışı bir durum oluştuğunda ise çoğu zaman büyük kaybedersiniz.