İbne miydi yani Ali ile Ramazan? İbneliğin sonu bu mu dur? Kablo kopar da düşüp ölür müsün?
Hem kim ki onlar? Ne önemleri var?
Onlar hiç kimse. Çok fena yaşamış, çok çabuk ölmüşler.
Şimdi başka bir zaman.
Ölü âşıklar için zaman geçmiyorsa; onlar 92’de kaldılar.
"Sence hep böyle mi olacak?”
“Ne böyle mi olacak?”
“Yani ne zaman dünya bize aitmiş gibi hissetmeye başlayacağız?” Ona dünyanın asla bize ait olmayacağını söylemek istiyordum. “Bilmiyorum,” dedim.
“Yarın.”
Bu kitabı konusunu bilmeden şans eseri aldım. Genelde böyle aldığım kitaplar beni pek şaşırtmaz ama bu kitabı kendimle çok özdeşleştirdim. Aristo'nun hissettiği eksiklik, sıgıntı, yetememe duygularını onun kadar olmasa da ben de tanıdım, hissettim. İyi ki bu yaşlarda okudum bu kitabı daha sonradan okusaydım aynı tadı, aynı duyguları alamazdım. Bu yaşları herkes yaşıyor bazılarımız zor bazılarımız nazaran daha kolay ama ona rağmen unutuyoruz ve anlamıyoruz gençleri ya da anlamak istemiyoruz çünkü o yaşlara geri dönmek istemiyoruz. Kendini çok yeterli gören her şeyi mukemmel yaptığını sanan ebeveynler -toksik aileleri saymıyorum bile zaten- sadece maddiyatta varlar. Belki yasamimizin en zor dönemlerinden biri kendini kabullenme dönemi destekleyen olmazsa özgüvensiz, kendinden utanan, yetersiz hisseden birine dönüşme ihtimali yüksek. Konu nerden buraya geldi :D. Kısacası Aristo'yla dert ortağı olduk. -En azından Aristo'nun Dante'si var :D.- Aristo kendini keşfetmeye başlarken Dante'yle bir havuzda tanışırlar. Beraber öğrenmeye, değişmeye başlarlar. Hayat beraberken güzelleşmeye başlar.
Ölümlüler her an ölüyordu, gemi kazalarıyla, kılıçla vahşi hayvanların ve vahşi insanların eliyle, hastalıktan, bakımsızlıktan ve yaşlılıktan. Prometheus'un bana söylediği gibi, kaderleri buydu, hepsinin ortak hikayesi buydu. Hayatta ne kadar canlı, ne kadar parlak olurlarsa olsunlar, ne harikalar yaratırlarsa yaratsınlar, sonunda toza ve dumana dönüşüyorlardı.