Fatime Tülübaş

Nefs akıl ışığıyla aydınlanır…
9/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2025 21:27
Eski ruhbilimciler,insandaki dış duyulardan başka, beş de iç duyu kabul ederlerdi. İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan’ı, sadece İslam Doğu edebiyatı içindeki eşsiz yeri ile değil dünya edebiyatı üzerindeki etkisiyle de dünya kültür tarihinin en önemli eserlerinden biri olarak adından söz ettirmiştir. 14. Yüzyıldan büyük yankı uyandırarak en çok okunan kitaplar olmuştur. Kitapta da etkilenen yazar ve kitaplar belirtilmiştir. Ki Spinoza tarafından 1672 yıllarda çevrisi yapılmış ve felsefesinde de etkisi olduğu belirtiliyor. 1700 de Oxford’a yayınlanmış.. Maalesef İlim yuvası, filozoflar diyarı Endülüs, Doğu ve bizler esere baya yabancı kalmışız.. 1982-1985 de ülkemize giriş yapmış.. Kitap İslam felsefesi, varlık felsefesi bilgisi olmayanlar için okuması ve anlaması zor. Ki İbn Sina Aristo’nun ilk ilke felsefesinden etkilenmiştir, bazı farklılıklar olsa da benzerlikler fazladır. Varlık felsefesi zor görünse de bu kitabı anlamak için araştırmaya değer. Özellikle İbn Tufeyl öyküsü bu felsefeyi anladıktan sonra hangi inanca sahip olursanız olun bakış açınızı değiştiriyor. Bir insanın, tek bir insan olarak akıl ve sezgi gücüyle görünenin ardındaki görünmeyeni sezmesi ve bilgiyle kendini donatıp kemale erme yolculuğu pek çok açıdan insanı bambaşka bir aleme ve derin sorgulamaya itiyor. Ve bizlerin teknoloji çağında her türlü bilgi elimizin altındayken kör ve sağır olmamız evrene, hayata ve kendimize özellikle ruhumuza.... İbn Sina’nın Sudur(Taşma) teorisini bilmek ve anlamak gerekli çünkü her iki hikayede bu teori üzerine kurgulanıp yazılmış. Ayrıca bilgisi olmayanlar için İşrakilik ve Meşşailik bu iki felsefe akımını da bilmekte yararlı olacaktır kitabı okumak isteyenler için. Sudür Teorisi : Akıl aracılığla anladığımız, kavradığımız İlk Varlık/Tanrı/İlk
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kader mi insanı, insan mı kaderini yönlendirir.
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 16:20
Sadık ve Kader/Zadig ünlü yazar Voltaire'in 1747 yılında yayımlanan bir eseridir. Bu kitap, felsefi bir masal biçiminde yazılmış ve kader, şans, insan doğası ve adalet temaları akıcı ve sade bir dille anlatılmıştır. Romanın ana karakteri Zadig/Sadık, hayatının birçok aşamasında çeşitli zorluklarla karşılaşır ve her seferinde farklı hayat dersleri çıkartsa da bazen isyan eder kaderine, başına gelenlere. Her yaptığı iyiliğin, kötü niyetli insanlar tarafından kötülüğe evrildiği zamanlar ya da haketmediği olaylar yaşar. Bazen şansı, yeri gelir kaderi kurtarıcı olur. Zadig'in (Sadık'ın) maceraları, çağının sosyal ve politik eleştirilerinin bolca yapıldığı bir eser. İnsanın kaderi, kaderin de insan üzerindeki etkisini sorgulatır. Voltaire, karakterinin yaşadığı olaylar aracılığıyla, olayların görünüşte rastgele olduğunu ancak altında bir düzene sahip olabileceğini, yaşadığı her mecaranın, her olayın bir sebep-sonuç ilişkisine dayandığı ve sonunda başına gelen her kötü olayın tesadüf olmadığını aslında yaşadıklarına verdiği tepkilerin kaderini ve kendini şekilendirdiğini ve onca kötülüğe, başına gelen aksiliklere rağmen inatla iyilik yapmaya devam ederek kendine ve kaderine kızıp isyan etsede çekilen çilenin günü gelince mükafatsız kalmayacığını masal gibi anlattığı bir eserdir. Münzevi ile yaşadığı hikaye de Musa ve Hızır olayı ile bire bir aynı sayılır o daha çarpıcı geldi. Mitlerin dilden dile, nesilden nesile adların değiştirilerek aktarılması. Bir filozofun kitabında da yer alması da ayrıca güzellik. Eserdeki mizah ve ironik anlatım tarzı da aydınlanma düşüncelerini ve eleştirel bakış açısını yansıtmaktadır. İnsanların birbirine olan iyi ve ya kötü yaklaşımlarını, toplumun adaletsizliklerini ve bireylerin eylemleriyle kendi kaderlerini nasıl şekillendirebileceğini
ZadigVoltaire · Alfa Yayınları · 20211,997 okunma
İnsanın insan olmaya giden süreci...
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2025 21:43
Engin Geçtan, 1983 yılında bu kitabı kaleme almıştır. İnsanın, insan olma yolculuğunu psikolojik açıdan sade ve akıcı dille yazarak, hâlâ 40 yılı aşkın süredir güncelliğini koruyan, bu yolculuğun devam ettiğini de, edeceğini de bir 40 sene daha geçmiş olsa bile fark ettiren bir kitap. İlkel atalarımız toplumu oluşturmadan önce yemek, barınma ve o günü atlatabilme gibi kaygılarla yaşamlarını sürdürüyorlardı. İçsel dünyaları henüz karmaşık değil, bir anlam arama çabası içerisinde değillerdi. Yavaş yavaş toplumu oluşturmaya başlayan insan, samimiyetsizliği öğrenmiş, doğadan, özünden uzaklaşarak içinde boşluğun, yalnızlığın ve tanımlayamadığı bin bir türlü duygu çelişkisiyle var olmaya, kendi içinde savaş vermeye başlamıştır. Bu boşluğu doldurmak için hep arayış içerisinde savrulan insan, alışverişe, batıl inançlara ve daha bir sürü şeye bel bağlayarak, hem ailede hem de toplumda var olma çabası içerisindedir. İşin garibi de, toplumu oluşturan insandır; yasaları koyan da, ama onlara ayak direten, karşı gelen de insandır. Çelişkiler yumağı olan insan, içindeki kargaşayı ve savaşı topluma da yansıtmaya başlamış ve hâlâ da yansıtmakta. Bir zamanlar korunma, yemek ihtiyacı için can alan insan, toplumlar ilerledikçe güç, para, şan, şöhret için can almaya başlamıştır. Teknolojiye, yeniliğe ayak uydurmaya çalışırken kendinden geri kalmıştır. Dünyayı mahveden insan, şimdilerde başka yaşanır dünyalar arayışında, maalesef. Canlı türünde insan kategorisindeyiz. Kitabın ismi de İnsan Olmak... İnsan, insan olma sürecinden geçen bir varlıktır. Gelişen, öğrenen... Ki bu, bizi diğer canlılardan ayıran bir özelliktir. İnsan olma yolculuğunda aile ve topluma ayak uydurmaya çalışan insan, özellikle kendine yabancı kalmıştır. Uyumlu olmak adına hayata karışamamış, yaşamını icra edemeden,
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,6bin okunma
Kalp Ağrısı olsa da aslında bir nevi karakter tahlilidir.
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 22:49
Halide Edip'in okuduğum 3. romanıdır. Kitap kulübümüzde üst üste çok fazla savaş, esirlik konulu kitaplar okuyunca hem Türk Edebiyat'ı hem de aşk konulu bir kitap seçerek ilerledik. Elbette kitabı okuyunca aslında adı "Kalp Ağrısı" olsa da içeriğinde; "kadınların iç dünyasını" derinlemesine inceleyerek dönemin toplumsal normlarına ve baskılarına karşı "eleştirel bir bakış açısı" sunuluyor. Halide Edip, karakterlerini "zengin bir psikolojik derinlik" ve "duygusal karmaşıklıkla" yaratmış, böylece biz okuyucunun empati kurmasını sağlamıştır. Roman, aşk, sadakat ve bireysel özgürlük temalarını işlerken, aynı zamanda "feminist bir bakış açısı" da sunmuş.. Yazım tarzı olarak Halide Edip’in dili son derece akıcı ve anlaşılırdır. Anlatım dili sade ama bir o kadar da etkileyiciydi. Karakterlerin duygu durumlarını ve düşüncelerini etkileyici betimlemelerle aktararak okuyucuyucu kendine çekmeyi başarmıştır. Romandaki diyaloglar doğal ve hayatın içinden olup, karakterlerin kişilik özelliklerini ve ilişkilerini başarıyla yansıtır. Bu kitabı okumak, dönemin sosyo-kültürel yapısını anlamak ve kadın karakterlerin dünyasına adım atmak için değerli bir fırsat ki aslında günümüzde de hala kadın olarak her kesimde var olmaya devam ettiğimiz bir dönemde olduğumuzdan hiçbir şeyin değişmediğini de fark ettiriyor. Karakterlere gelecek olursak; Azize: En pasif karakter olup kendi kişisel gelişimi adına hiçbir şey yapmayan, hayatını aşk,evlilik ve ilgi üzerine daim eden bir karakter. Sadece dış görünüşe önem vererek dikkat çekmeye çalışan biraz da bencil ve çoğu şeyin farkında olup sırf sevilmek adına hayatını harcayan bir karakter. Zeyno: Fikri ve ilmi olarak hayatını idame ettirmeye gayret gösteren dış görünüşten ziyade iç dünyasını zenginleştirmeye çalışan lakin aslında içten içe de dış
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,087 okunma
Bıraktım geçtim..
Hediye olarak geldi ama hediye olması bile okumama yardım etmedi... :Tekrar eden cümlelerden ibaret basit bir kişisel gelişim kitabı.. Kendi yaşamının Tanrısı sensin ne düşünürsen o olursun... Her şerden bir hayr çıkarma, başına kötü bir şey geldi bak yaşam sana kendi olma fırsatı veriyor iyi değerlendir. Her şer, iyiden ders çıkarmak zorunda değiliz, ölümlü varlıklarız her şeyde anlam ve ders neydi çıkarmaya çalışırsak işte o vakit yaşam heba olur.. Kitap da zaman kaybı, zamanım değerli olduğu için de okumaya değer bulmadım bıraktım geçtim. Can Borcu Piraye
Can BorcuPiraye · Mona Kitap · 20241,023 okunma