Fatime Tülübaş

Fatime Tülübaş
SADECE VE SADECE KİTAP
Çekiliş Zamanı!
Irmak Zileli - Şimdi Buradaydı kitabını 10 kişiye hediye ediyoruz! Çekiliş şartları; - Bizi takip et, - Postu beğen, - Postu tekrar paylaş, - Yoruma iki kişiyi etiketle Bol şanslar…!!! Son katılım tarihi: 12 Eylül
1000Kitap
Fatime Tülübaş
ZeynepS Aylinn ko
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Bir zamanlar varlık yoktu, yokluk da yoktu. Hava boşluğu da yoktu ki onun üstünde gökyüzü de yoktu. Peki neydi harekete geçen? Kimin himayesindeydi o? O, dipsiz kuyunun dibindeki su muydu?" Rigveda İlahileri
Sayfa 47 - Epilson Yayınevi 4.Baskı Mart 2021·Kitabı okudu
Felsefe
Yüksel Yüksel isimli okura yanıt verildi
Fatime Tülübaş
İnsanoğlunun imtihanı belirsizlik değil midir? Bilmek ister haddi olmayanı da, olanı da ezelden evvele..
Tohum: Upanişadlardan Yunan’a, Tasavvufa ve Öteye
Puan vermedi·180 syf.··
Beğendi
·
2025 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 20:51
Upanişadlar bir felsefe metni, öğretisi değildir ama felsefenin ve kutsal kitapların tohumu gibidir bana göre. İçinde öyle bir öz barındırır ki, bu öz zamanla dallanmış budaklanmış, farklı coğrafyalarda farklı isimlerle yeniden ortaya çıkmıştır. Batı çoğu zaman bu kaynağı görmezden gelmiş. “Biz akıl terazisinde ölçtük, siz duygularla anlamaya çalıştınız” diye doğuyu küçümseyen bir tavır geliştirmiş (Bana göre)... Ama o tohum olmasa sulanacak, büyütülecek bir şey de olmayacaktı. Evet, belki felsefe başka bir şekilde yine doğardı, ama bugünkü haliyle bu kadar derinlik kazanır mıydı, bilmiyorum. Önemli olan, her toplumun Tanrı’ya, öze, hakikate ulaşma isteğinde birleşmiş olması. Felsefenin merkezi olarak çoğu zaman Yunan düşünürleri gösteriliyor. Ama Upanişadlar Yunan’dan önce yazılmıştı. Yunan felsefesine baktığımızda, Thales’in suyu, Anaksimandros’un apeiron’u, Herakleitos’un ateşi, Demokritos’un atomları, Aristoteles’in varlık anlayışı… Hepsi bir şekilde Upanişadlar’da karşımıza çıkıyor. Tanrı’nın varlığı, evrenin oluşumu, cennete ulaşma arzusu, insanın özüyle Tanrı’ya kavuşması fikri—bunların hepsi Upanişadlar’ın attığı bir tohum gibi göründü bana. Herkes “neden”in peşinde: Neden kim? Ne? Madde mi? Hava mı? Belirsiz mi? Sonsuz mu? İlahi bir varlık mı? Hiçlik mi? İçimizde en derinde mi saklı? Cennet fikri, Upanişadlarda bir “cennete ulaşma”, “Tanrı’ya kavuşma” özlemiyle karşımıza çıkıyor. Semavi dinlerde ise bu fikir farklı bir biçimde işleniyor: Cennetten kovulma, Tanrı’ya yeniden dönme, kurtuluş, kıyamet… Yine de öz aynı: İnsan daima Tanrı’ya, asıl yurduna ulaşmak istiyor. Tasavvufta gördüğümüz “bir olmak”, “vahdet” düşüncesi ile Upanişadlarda geçen “Atman = Brahman” anlayışı neredeyse birebir örtüşüyor. Yunus Emre, Hallac-ı Mansur, İslam mutasavvıfları bu
UpanişadlarAnonim · Dergah Yayınları · 1976375 okunma
Yüksel Yüksel isimli okura yanıt verildi
Fatime Tülübaş
Ben teşekkür ederim.. Zaman ayırıp okuduğunuz için...
M. Ö. 8.Yüzyıl Yunan Antikçağ Felsefesi doğmadan...
Başlangıçta, sadece "ikincisi olmayan tek Varlık, (Tanrı) vardı. Bazı kimseler, başlangıçta hiçbir şeyin olmadığını ve evrenin bu hiçlikten doğduğunu söylerler" Fakat böyle bir şey nasıl olabilir? Var olmayan şeyden var olan nasıl meydana gelebilir? Evet oğlum, başlangıçta sadece "İkincisi olmayan tek Varlık vardı. Bu tek Varlık, kendi kendine düşündü:"Çoğalayım, gelişeyim. Böylece, kendisinden evreni yarattı ve her varlığın içine girerek gizlendi. Herşeyin Atman'ı oldu. Herşeyin özü oldu.
Sayfa 103 - Dergah Yayınları 2.Baskı Mart 1997·Kitabı okudu
Yüksel Yüksel isimli okura yanıt verildi
Fatime Tülübaş
Ayrıca Parmenides. Demokritos, Aristoteles'in de fikirleri ile de örtüşüyor.. Ve de Plotinos'un Sudur/Taşma teorisini ile de.