"Demek ki insanın beyni bir dakika düşünmeden duramıyor, o garip başı öyle yaratılmış ki istese de istemese de düşünceler ard arda geliyor, bir düşünceden öbürü doğuyor, herhalde ölünceye kadar böyle devam ediyor bu."
"Hintliler, insan öldükten sonra ruhunun, yaşayan bir başka canlının bedenine girdiğine inanırlarmış. Herhangi bir hayvanın hatta bir karıncanın bedenine bile girebilirmiş insanın ruhu... Bu inançlarından dolayı hayvanları öldürmezlermiş."
Bilge bir adamdı Kazangap. Unutulmayacak, çok şeyler söylemişti. Yedigey birden ve büyük bir acı duyarak anladı ki, bütün bunlar sadece birer hatıradır.
Herkesin bir kenti vardır ya senin?
Hani sokaklarında bir misket için debelendigin. Yokuşlarinda kiralık bisikletlerinin direksiyonunu bırakıp, kendini ana caddelere delice saldığı kent. Hani ilk kez tıraş olduğun, ilk kez yendigin ya da yenildiğin... İlk sarhosluklar, ilk korkular, yanılgilar ve ilk sigara...