Fatma Aydın

Anlatmak için söz gerekmiş, doğru. Lakin anlamak için söz lüzumsuz... Ağlamak gerekmiş. Ağladım ve anladım...
Sayfa 18·Kitabı okudu
Tesadüfe inananlar inansınlar lakin benim itikadımca, dünyada tesadüfle tek toz zerresi dahi kalkmaz. Zira iman ederim ki Allah varsa tesadüf yoktur...
Sayfa 13·Kitabı okudu
Bu dünya... Güçlülerin dünyas, arkadaş! Var oluş ritüelimizin temelinde, güçlünün zayıfı yutarak daha da güçlenmesi yatıyor. Buna göğüs germeliyiz. Doğrusu da o zaten. Doğal dünyanın bir kanunun olarak kabul etmeyi öğrenmeliyiz bu gerçeği. Tavşanlar bu ritüelin içindeki rollerini kabul eder ve kurdu güçlü bellerler. Savunma olarak tavşan, kurt yakındayken sinsileşir, korkaklaşır, atikleşir, kendine delik kazar ve saklanır. Böylece sebat eder ve hayatını sürdürür. Yerini bilir. Kurda asla ve asla meydan okumaz. Akıllılık olur mu hiç öylesi? Söylesene, olur mu?
Sayfa 106 - Harding·Kitabı okudu
Kuşkusuz, ele aldığım küçük bir konudan bu büyük sonuçları çıkarmak istemem cesurca görünecek, ama ben her şeyin azda olduğuna inananlardanım. Çocuk küçüktür ama insanı içinde taşır;beyin dardır ama düşüncenin barınağıdır;göz bir noktadan başka bir şey değildir ama fersahları kucaklar.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
Sayfa 69·Kitabı okudu