Ruhunun ölümünden korktun. Yeniden dirilmeye dair inancın tevekkülünü, sabrını, metanetini güçlendirse de ruhu ölmüş birinin dipsiz bir karanlıkta çürüyeceğini ve orada unutulacağını biliyorsun. Çünkü insana bulaşan en büyük lanet, unutulmaktır. Çünkü unutulmak en hüzünlü kayboluştur.
Bir film şeridinin kopması gibi bitti; en güzel şarkının yarısında saran kaset, sokak ortasında hemen önüne düşüveren kuş, çayı koyar koymaz çatlayan bardak, bütün hüzünlü yarım kalmışlıklar, hevesi kursağında bırakan şeyler işte.