Hayvan Çiftliği, 1940'lardaki Reel Sosyalizm'in eleştirisidir. Simgeler romanidir.
Roman bir masal havasında yazıldiğı için alt başliğı Bir Peri Masali'dır.
Hayvan Çiftliği, Sovyetler Dönemi'nin son derece zeki bir biçimde eleştirildiği, hayvanların ele geçirdiği bir çiftlik üzerinden domuzların yükselişlerini ve diktatörlüğe evrilmelerini konu alan bir kurgudur.
Bir devlet eleştirisi yahut
devletleşme sürecinde bürokrasinin ve güç sahiplerinin ideallerini, benliklerini, yola çıkma amaçlarını kaybederek kendi çıkarları peşinde koşmalarını gösteren en önemli metindir. Zamanını aşan bir başyapittir.
Yazarın anlatmak istediğini çok kolay alıyorsunuz.
Bu yazarın sevdiğim huyu çok ciddi meseleri kasmadan sıkmadan biraz troll anlatma tarzı.
Tavsiye ederim bakış açınızı değiştirebilir.
İyi okumalar...
Romanda güçlü ve akilli olanın her yaptiğinin meşru görünmesi eleştirilir.
Romantizmle realizmin bir kavgası olarak da okunabilir.
Hayattan ve her şeyden sıkılmış, hayatın anlami üzerine derin düşüncelerle boğuşan Ömer'in, vapurda gördüğü Macide'ye âşık olmasının ve evlenmesinin hikâyesidir.
Uzun konuşmalar ve romantik tavirlarla Macide'yi kendine bağlayan Omer, parasızliğın ve etrafindaki arkadaşların hayatina aldanarak sık sık içindeki şeytana uğramaya başlar ve dönüşüm geçirir.
Ömer'in hayatı tutkulu bir aşktan tutuklu olarak kaldiğı hapishane yaşamina evrilir ve çok sevdiğini düşündüğü Macide'yle başladiği doludizgin aşk, çalkantilı bir denize dönüşür. Roman, tüm bunlarin ekseninde edebiyata, topluma ve yaşama dair eleştiriler sunar.
Kitabı okumanızı tavsiye ederim bence yazarın Kuyucaklı Yusuf'dan sonraki en iyi kitabı.
Diğer yerli yazarlar gibi gereksiz edebiyat gereksiz laf uzatmalara girmediği için çok akıcı bi anlatımı var.
İyi okumalar...