Harabelerin önünden geçiyorum
Yıkılmış evlerin önünden...
Önce kayaların altına gizlenmiş anahtarlar buluyorum
Geri dönme umudu ile bırakılmış anahtarlar
Sonra molozlar altında yitirilmiş aile sıcaklığını
Tükenmiş umutları
Ezilmiş saadet beklentilerini gördüm
Evet evet yıkılmış evlerin önünden geçiyorum
Issız sokaklardan geçiyorum
Daha çok sessizliğin hakim olduğu sokaklardan
Bülbüllerin ağlaştığı
Güllerin solduğu
Çocukların yaşlandığı
Yerle göğün utandığı
Ve ifsad edilmiş ekinler...
Ahh nasıl anlatayım bilmiyorum
Dedim ya ıssız sokaklardan geçiyorum
Bir şehirden geçiyorum
Kudüsten Gazzeden geçiyorum
Sabra Şatillalar geçiyor hatırımdan
Katliamlar
Tecritler
Hicretler
Sürgünler
Yüreğimi dağlıyor
Mazlum çocukların iniltileri bölüyor uykularımı
Dul kadın feryatları titretiyor bedenimi
Ya boynu bükük babalar ah boynu bükük babalar