Osmanlı, toplumun değiştiğini daha 16.yy fark etmiş, sonraki yüzyılda düzenin bozukluğunu söz konusu eden birçok risale yazılmış fakat gerçek neden üzerine kimse parmak basmamıştır. Katip çekeni gibi osmanlı düzenini baltalayan nedenleri gösteren kimselerin fikirlerine ise ne dönemin uleması ne idarecileri önem vermemişlerdir, çünkü onlar katip Çelebinin akılcı yaklaşımını anlamaktan çok uzakta idiler. Her bozukluğu dine riayet etmemeye bağlayarak İslamın en yemek özelliği olan akılcılıktan uzaklaşmışlardır.
Aslında Mustafa Kemal sağ olsaydı, 1952'de, 1974'de çıkan aflar çok önce gelirdi. Yüzellilikleri affettikten sonra, bizleri de mutlaka memlekete alırdı. Zaten işittiğimize göre Mustafa Kemal dönmemize müsaade edecekmiş ama İsmet Paşa mani olmuş.
Bizler için "hacı-hoca takımıyla birleşip ihtilal yapacaklar" bile dendi. Söğüt'ten elde kılıçla çıkıp Viyana'ya kadar gidenlerin torunuyduk. Türkiyen'in fenalığını nasıl düşünürdük? ama memlekete 600 sene hizmet ettikten sonra, bir gecede kovulduk. Diş değiştirirken kovuldum, saçlarıma ak düştüğünde dönebildim. Fakat emin olun, birimizin aklından bile, bir gün kötü şey geçmedi. Mustafa Kemal'in muvaffakiyetlerini işittikçe sevinir, "Türkiye iyiye gidiyor" derdik.