Görüyorsunuz, yüzümü çimlere gömüp aldığım tek nefes bile binlerce hayal ve düşünceyle ürpermeme neden oluyor. Çünkü içime çektiğim her nefes, evrenin soluğu..'
"Söyleyin bana: Hangi safsatayı seçiyorsunuz? Bunun hakkında hiç gerçekten düşündünüz mü? Yanıtın çoğunuz için 'hayır' olduğunu biliyorum. Hangi televizyon programını seyredeceğiniz, hangi arabayı alacağınız, ne zaman terfi edeceğiniz, hangi üniversiteye gideceğiniz gibi saçma sapan şeyleri saplantı haline getiriyor, yaşamda öylece yuvarlanıp gidiyorsunuz. Asıl sormanız gerekenler dışında, yaşamınızdaki tüm ıvır zıvırla derinlemesine ilgileniyorsunuz.
Ya asıl sorular?"
Ama siz inananlar... Siz daha büyük bir ikiyüzlülük yapıyorsunuz. O'nun öğretilerinden hangilerini izleyeceğinizi açık büfeden meze seçer gibi alıp 'nabza göre din' uyguluyorsunuz. Ve tüm o şeyle yaşarken de kendinizi Tanrı'nın bağışlayıcı olduğuna, O'nun emirlerine karşı gelmiş olmanıza gerçekten aldırmayacağına ikna ediyorsunuz.."