Gonca Salman

Çocukluğunu sahici bir köke bağlayanlar, sonradan nereye giderlerse gitsinler, ev dendiğinde o ilk göbekbağına uzanıyorlar. Geceleri yıldızlara, gündüzleri atlaslara ihtiyacı yok onların, kaybolmuyorlar. Hayat boyu yollarını ararken, pusula niyetine başlangıç noktalarına, tohumlarının serpilip dünyaya yayıldığı o ilk mevkiye, evlerine bakıyorlar.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Galiba zamanın göreceliği en çok aşkta, savaşta, bir de hastalıkta ortaya çıkıyor. Dünyanın kalanı için akrep üç aşağı beş yukarı benzer şekilde soksa da, bu üç grupta ayakta kalmaya çalışanlar için zehrini başka türlü akıtıyor. Ölüm anının bir ömrü hatırlamaya yetecek kadar uzun sürmesini ya da sevgiliyle geçen bir saatin bir dakika, ondan ayrı bir dakikanın bir yıl gibi hissedilmesini nasıl açıklar insan yoksa? Yahut hastaların, hasta yakınlarının akmak bilmeyen zamanın içinde ağır ağır eriyişini mesela.
Hünerli hayvanlar gibi girdiğim ortama göre şekillenmeyi, icabında rengimi değiştirmeyi, kuyruğumu kesmeyi, kanat takmayı ya da yerlerde sürünmeyi öğrendim. Fakat bunun ağır bedelleri oldu. Hem çok yoruldum hem de kendim dediğim şeyin neye benzediğini unuttum.
Talihsiz ve korkak. Talihsiz olduğumu onun zoruyla kabullendim. Korkak olduğumu da öğrendiklerimi uygulamaktaki beceriksizliğimi gördükçe kendim fark ettim. Acıklı konfor alanımı tek etmeyi, dışarıda, daha hafif bir atmosferin kucağında nefes almayı beceremedim. Ne garip, biraz kendini deşmeye kalksa, insan, sonunda olduğunu sandığı kişinin tam tersi çıkıyor. Sokakta görse yüzünü buruşturup asla böyle biri olmak istemezdim dediği kimse, işte o çıkıyor insan.

Gonca Salman

, bir kitap okudu
Puan vermedi·264 syf.·
2025 3. kitabı
Serkan Karaismailoğlu
8.6/10 · 2.744 okunma