Kelimeler başlı başına Bir özlüğe sahip olduğundan temsil ettikleri şeylerin gerçek olduğuna inanmamıza neden oluyorlar. Karakterin değişmez olduğunu söyleyen tembellik teorisigücünü karakter kelimesinin kışkırttığı tellinden alır.
Fikir sadece içimizden geçip giderse hiçbir kıymeti olmaz ve vuku da bulmaz. Fikre düzenli itina, hassasiyet, samimi bir dikkat göstermek gerekir. Tek başına yaşayabilmesi için özel ilgi göstermek, saklamak, sahiplenmek gerekir. Onu uzun süre bilincinde canlı tutmak, ara sıra üzerinde düşünmek gerekir. Böylece fikirlerin uyuşumu diye adlandırdığımız çekim gücü sayesinde güçlü duygularla yaşam kaynağını bularak kendine çekecek ve kendine mal edecektir.
Oysa insanı bütünüyle şekillendiren sahip olduğu enerji değil midir? Enerji olmadan en parlak zekalılar bile meyvesiz kalmaz mı? İnsanların yaptığı tüm büyük ve güzel şeylerdeki en güçlü faktör irade enerjisi değil midir?