Yakup çağırılmadan gelmiş, gönderilmeden gitmişti. Masal kahramanları misali bir varmış bir yokmuş biri. Yo, masal kahramanları değil, tam da normal insanlar gibi aslında. Gelirler ve
sonra giderler. Her zamanki gibi durum yine bundan ibaretti.
Çocukluğunu sahici bir köke bağlayanlar, sonradan nereye giderlerse gitsinler, ev dendiğinde o ilk göbekbağına uzanıyorlar. Geceleri yıldızlara, gündüzleri atlaslara ihtiyacı yok onların, kaybolmuyorlar. Hayat boyu yollarını ararken, pusula niyetine başlangıç noktalarına, tohumlarının serpilip dünyaya yayıldığı o ilk mevkiye, evlerine bakıyorlar.