Özge

8/10
·152 syf.··
2026 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 09:50
Marlen Haushofer ile tanışmamı sağlayan bu kitap, benim için oldukça keyifli bir başlangıç oldu. Beni içine hızla çeken, bir solukta okuduğum kitaplardan olmadı açıkçası. Ama karakterin zihninde dolaşmayı; onun tüm karmaşıklığına, çelişkilerine ve karanlıklarına yavaş yavaş yaklaşmayı çok sevdim. Bir kadının hayatındaki mecburiyetleri, mesafeli —hatta “mış gibi” sürdürülen— ilişkileri ve o fazla teslimiyetçi haliyle her şeyden, hatta kendinden bile uzaklaşarak kendi içinde yabancılaşmasını bu kadar sahici bir dille okumak çok etkileyiciydi. En çok da yazarın tüm bunları büyük cümlelere ihtiyaç duymadan, sakin ama güçlü ve son derece özgün bir anlatımla aktarmasını sevdim. “Ben bir canavarım, özgür ve tek başına ormanlarda gezinmek isteyen, alnına bir sarmaşığın dokunmasına bile katlanamayan bir canavar. O kadar da kötü bir şey olmazdı bu. Ama işte o canavar zaman zaman sevilmek, okşanmak ister ve inleye inleye sürünerek insanların arasına döner.”
Edebiyat
Çatı KatıMarlen Haushofer · Yapı Kredi Yayınları · 2025150 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·184 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 23:59
“Fakat iyi niyetle, en azından daha iyi niyetle anneme karşı dürüst davrandığımda bile çabalarım aynı sığlıkta karaya oturuyordu. Dikkatini dağıtabiliyordum ama bundan fazlasını yapamıyordum. Arkadaşlığımdan payına düşeni alamıyor, teselli bulamıyordu. Aslında delik bir kabı doldurmaya çalışıyordum ve bundan ötürü, dikkatini tamamen ve sonsuza dek dağıtamayacağım için o akşamlar genellikle keyifsizlikle sonlanıyordu; onu oyalayacak kalıcı bir şeyin yokluğunda eline tek geçen buydu: Hiçlik.”
HayaletlerimGwendoline Riley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023186 okunma
9/10
·135 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 21:40
"Alman Sonbaharı", savaşın bittiği söylenen o meşhur 1945 sonrasında aslında hiçbir şeyin bitmediğini; sadece gürültülü bir şiddetin, yerini sessiz, her şeyi içine çeken kocaman bir yokluğa bıraktığını iliklerinize kadar hissettiriyor. Savaşın fiziksel yıkıntılarından çok, geride bıraktığı o ağır suskunluğu anlatıyor. Bu kitapta kahramanlık yok, büyük cümleler yok, hatta açık bir öfke bile yok. Bu yönüyle alışık olduğumuz diğer savaş metinlerinden farklı bir çizgide ilerliyor. Yazar sanki olup biteni yargılamaktan özellikle kaçınıyor; bakıyor, kaydediyor ve geri çekiliyor. Yazarın bakışı serinkanlı, mesafeli ama tuhaf biçimde şefkatli. Ve bu mesafe, metni soğuk yapmıyor; aksine, bana çok dürüst geldi. Ayrıca tüm bu acıları bu denli objektif ve yalın biçimde aktarabilmesi büyük başarı. Savaşın yalnızca şehirleri değil, neşeyi, hafızayı ve gelecekle kurulan ilişkiyi de nasıl tahrip ettiğini okuyoruz kitap boyunca. Dagerman, ne büyük yıkımların fotoğrafını sunuyor ne de dramatik sahnelerle etkilemeye çalışıyor; daha çok, her şeyin bitmiş gibi göründüğü ama aslında derin bir belirsizliğin başladığı o tekinsiz "ara hali" gözler önüne seriyor. Okuduktan sonra etkisi hemen geçip giden metinlerden değil, çok etkilendim.
Alman SonbaharıStig Dagerman · Everest Yayınları · 2015110 okunma
8/10
·152 syf.··
2025 66. kitabı
Kitap, eşyaların ve maddi değerlerin bizi özgürleştirdiğine inanırken aslında onlara nasıl tutsak hale geldiğimizi hatırlatıyor. Konforun, sahip olmanın ve alışkanlıkların arasında yavaş yavaş boğuluşumuzu ve türlü bahaneler üreterek bunu görmezden gelebilme yeteneğimizi gözler önüne seriyor. Okurken o kısıtlanmışlığı, boğulma hissini iliklerime kadar hissettim. Bencillik, duyarsızlık, kabulleniş… Hepsi tanıdık ve hepsi rahatsız edici biçimde yakın. Hem sade anlatımıyla hem de yarattığı klostrofobik atmosferle insanı içine çeken etkileyici bir kitap. Çok sevdim.
Edebiyat
Soluğun MucizesiDimitris Sotakis · Delidolu Yayıncılık · 2018135 okunma
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 11:11
Bazı kitaplar insanın ruhuna gerçekten iyi geliyor, bu da onlardan biri oldu benim için. Yumuşacık, sessiz, sakin ama bir o kadar da etkileyici… Sıcacık bir anlatımı var; okurken sanki zaman yavaşlıyor, tatlı tatlı ruhunuzu hafifletiyor. Yaşam ve ölüme dair çok sade, nahif ve yer yer büyülü bir bakış sunuyor. Çok çok sevdim, kalbimde iz bırakan kitaplardan oldu.
Edebiyat
Buradan Gördüğümüz KadarıylaMariana Leky · Siren Yayınları · 2024104 okunma