"Sonra bir gün ortadan kayboldu Şengül. Ben 'Öldü.' dedim. Gelmediği, görünmediğine göre ölmüş olması icap ederdi. Ölüme o kadar içerlemiyordum o yaşımdayken. Ölenlerin bir gün dönecekleri bir yere gittiklerini ama geride bıraktıklarına kırgınlıkları geçmediği için bir türlü dönmeye yanaşmadıklarını sanırdım. Babama öldü diye üzülmüyor, kızıyordum."