Bizi harekete geçiren ne varsa, evrensel bir arzudur. Mutluluk değildir. Arzulamanın kendisidir. Ama arzular hep tam olmayan bir şeydirler - arzu edilenler ulaşıldığında, arzulanmaktan çıkarlar, öyle değil mi?
Tapınağım doğadır, göktür, gölün ve onu besleyen nehrin suyudur. Halkım bu düşünceyi benimle paylaşanlardır, benimle kan bağı ile bağlı olanlar değil. İbadetim bu insanlarla beraber olmaktır, etrafımda bulunanı (doğayı) kutlamaktır.