Niye kimse daha önce beni uyarmadı? İnsanların başına böyle şeyler geldiğinden haberim yoktu. Ne yapmaları gerekir, biliyor musunuz? Yaşamın kapısının önüne bir nöbetçi koymalılar –büyük kırmızı lambalı bir adam – demiryolu geçitlerindeki gibi bir ihtar çanı. Büyük bir tabelanın üzerine “DİKKAT, TEHLİKE! İLERİDE AŞK ÇIKABİLİR KARŞINIZA!” yazmalı. Hayata girişte bu yer almalı. Böylece cesurlar dışında hiç kimse bunu göze almaz. Benim gibi ürkek ve pısırık olanlar yol yakınken güvenli kozalarına geri dönebilir...
BEN: Siz kadınlar çok gamsızsınız. ALMA: Ne demek bu?
BEN: Herifin birinin çocuğunuzun babası olmasına müsaade etmeden önce, dünyayı düzeltmesini istemelisiniz ondan. Bu çocuk nasıl bir dünyada büyüyecek, öyle değil mi? Beni al, mesela. Dünyayı düzeltmek için ne yaptım ben?
ALMA: Hiçbir şey.
BEN: Öyleyse üreyip çoğalmamı engellemeliler. Ama siz kadınlar önünü arkasını düşünmüyorsunuz. Hiçbir özelliği olmayan bir adam size geldiği zaman onu hemen öyle bir hevesle karşılıyorsunuz ki, o da kendini fasulye gibi nimetten sanıyor.
BEN: Alma, sence benim çocuk sahibi olmaya hakkım var mı?
ALMA: Yok bence ama doğa çok şefkatli olduğu için sana da çocuk veriyor. Artık baba olacağına göre, kendine çeki düzen vermelisin.