ALMA: Tam bir saat bekledim seni. Spagetti pişirmiştim. Saat yediye kadar fırında beklettim. Sonra da hepsini yiyip bitirdim. Anneme “Ona neden yemek ayırayım ki,” dedim. “Eve gelmediği gibi telefon edip haber bile vermiyor.”
Kaç zamandır inceleme yazmıyorum. Bu kitabı biraz incelemeden geçmek istemedim.
Yazarın daha önce başka bir kitabını okumuş olsam da, kitaptaki ( Marcovaldo ya da Kentte Mevsimler ) espiri anlayışı pek hitap etmemiş, kaleminin gücünü pek takdir edememiştim. Bu kitabıyla kalemi hakkındaki fikirlerim olumlu yönde değişti. Çok etkili ve sürükleyici yazabiliyormuş meğer. Bu da yazara devam etme şevkimi artırdı.
Miguel de UnamunoSis kitabını ilgiyle ve beğenerek okurken, kitabın sonuna doğru büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaşamıştım. Çünkü yazar romanın akışı içerisinde birden karşımızda peyda oluyor "Şimdi kitaba şöyle de devam edebilirim, böyle de bitirebilirim" minvalinden sazı eline alıyor ve romanın tüm havasını ve okuma zevkini yerle bir ediyordu bana göre. Aynı peyda olma duygusunu Calvino da yapıyor bu kitabında gerçi, ama henüz kitabın başında ve olumsuz yönde değil, bilakis olumlu bir etki bırakarak. Roman, bir roman havasında ol(a)masa da bundan dolayı, roman değil demek de yetersiz kalıyor. Yazmak ve okumayı konu eden yazar, bizi roman içinde dokuz, on romana götürüyor. Hepsi de belki bir yanlışlık, belki bir basım hatası, belki kasıtlı bir kamuflaj sebebiyle, ilk 10, 30, 50, belki 100 sayfa sonra, yani okur tam romana girmiş, ondan haz almaya başlamış, heyecana kapılmış, devamını okuma ateşine tutulmuşken, başka bir roman çıkıyor karşımıza. Bir yandan ilk sayfalarda ilk romana başlamışken, diğer sayfalarda başka bir romana başlıyorsunuz. Ve kötü olan, ilk romanı merak edip okuma isteğinizin yarıda kalması değil, ikinci romana da kendinizi kaptırmanız, onu da merak etmeniz, hatta belki de birincisinden fazla bir şekilde, ama onun da heyecanlı bir yerinde, devamını merak ederken kesilmesi ve derdiniz birken, iki olması. Ve bu böyle sürüp gidiyor. Binbir gece masalları misali, ilk
"Dürbünümle aşağıdaki vadide kitap okuyan bir kadını gözetleyebiliyorum" diye anlattım ona. "Merak ettiğim, okuduğu kitapların huzur verici mi, yoksa huzursuz eden cinsten mi olduğu."
"Nasıl görünüyor kadın? Huzurlu mu, huzursuz mu?"
"Huzurlu, sakin."
"O halde huzursuz edici kitaplar okuyor."