İnsanın,kendisini olmak istediği şey yapabilmesi dışında,bir özü yoktur. İnsan ne ise onu yaratır. Yaratıcılığını belirlemek için ona hiçbir şey verilmemiştir. Varlığın özü-‘olması, yapması gereken’-dışarıda bulduğu bir şey değildir,insan onu kendi yapar. İnsan,kendisinden ne yapıyorsa,ne çıkarıyorsa o’dur. Kendi olarak varolma cesareti de, kişinin ne olmak istiyorsa kendisini o yapma cesaretidir.
“Cesaretiniz var mı?…Şahitlerin huzurundaki cesaretten değil,bir Tanrı’nın dahi görmediği ,münzevinin ve kartalın cesaretinden söz ediyorum,var mı cesaretiniz?…Korkuyu bilen ancak onun hakkından gelen,uçurumu görmüş ancak ona gururla bakmış kalbi vardı.Uçurumu bir kartalın gözüyle görmüş,kartalın pençeleriyle ona tutunmuş biriydi,cesareti vardı.’’
Belki de aklıselimlik ve delilik arasındaki çizgi,durduğumuz yere göre çizilmelidir.Belki aynı anda,bir açıdan bakıldığında deli,başka bir açıdan bakıldığında aklıselim olmak mümkündür.