Öncelikle sevgili okurlar ilk incelemem olduğu için çok heyecanlıyım umarım okuduğum kitap hakkındaki düşüncelerimi samimiyetle size aktarabilirim.
Sevgili okurlar incelememe şu şekilde başlamak istiyorum.
Yıllar önce (Bir iki sene olabilir) Ahmet Ümit'in Beyoğlu Rapsodisi isimli kitabını okumuştum. Çok beğenmeme rağmen Ahmet Ümit'in diğer kitaplarını okumamıştım ya da rast gelmemiştim diyebilirim. Bugün samimiyetle söylüyorum ki yazarın tüm kitaplarını okuyup bitirmeyi kendime görev biliyorum. :)
Neyse çok uzatmadan başlayayım. :)
Ahmet Ümit'i bildiğinizi varsayıyorum usta polisiye yazarı. Bu eserinde de ustalığını çok iyi sergilemiş yazarımız.
Kitapta yıllar önce aynı şekilde öldürülen maktüller ve ulaşılamayan bir seri katilimiz var. Bu cinayetler son bulmuş gibi gözükse de yıllar sonra yeniden ortaya çıkar ve bizim meşhur Nevzat Başkomiser yine görevinin başında bulunur. (Sevgili yazarımızın bir çok kitabında Nevzat Başkomiseri görebiliriz). Bu oluşan cinayetler sürecinde bir çok olay gelişiyor katilin yakalanmaması ve gelişen olaylar kitabın sürükleyiciliğini arttırıyor diyebilirim. Kitabın en başından beridir katilin kim olduğunu bi türlü bulamadım ve katili çok merak etmem kitabı kısa sürede bitirmeme sebep oldu diyebilirim. Erken bittiği için üzülsemde çıkan katil beni oldukça şaşırttı. Spoiler vermek istemediğim için incelememi yavaş yavaş sonlandırmak istiyorum.
1000kitapta ki ilk incelememi bu kitapla yapmak istememin en büyük sebebi kitabı çok beğenmiş olmam ve çok kısa sürede bitirmiş olmam diyebilirim. Anlayacağınız üzere kitaplari kısa sürede bitirmek pek benim tarzım değil :) ama şunu belirtmek istiyorum ki polisiye sevenler için bu kitabı çok öneriyorum sevgiyle kalın...