"ilk roman" olması türlü telaşları, oradan buradan değişik dokunuşları, yoğun bir anlatma derdini ziyadesiyle yüklenmiş olmasıyla sonuçlanmış. Yine de iyiydi. Yazar, acıların üzerinde tepinmeden, içimizde çekişmeli bir sancı yaratmadan anlatmış ne var ne yok'sa.
Anneyi; konumlandırdığı( ya da hiç konduramadığı) hayatında
attığı her adımda, yarattığı her karakterde bir kez daha görmek insanı bir ruh kâşifi gibi hissettiriyor. Okuyucu salt bir hikâye değil bir yaşamın izlerini takip ettiğini unutmazsa daha da anlamlı olacaktır her satır.