20'li yaşlarımın başında okumuştum ilk kez. O zaman acımıştım, parça parça Kenan'a üzülmüştüm. Gaddarlaştım mı şimdi? Büyüdüm mü? Daha mı iyi görüyorum her şeyi yoksa at gözlüklerim mi sardı yaşantımı? En başından en sonuna kadar öfkem dinmedi Kenan'a. Türkiye'nin değişmeyen makûs talihinin bir yansıması mı Kenan? Nerede duracağını bilemeyen ; her yere yakışan, hiçbir yere ait olmayan.
Nasıl yazdın Vedat ağabey? Nasıl gördün, nasıl var ettin bu karakterleri? Sen nasıl güzel bir armağansın bize.
Mine Söğüt, akıllara durgunluk veren bir kurguyla yine harikalar yaratmış.
Anlamaya çalışarak okunacak bir kitap değil bu, tadına vararak okunmalı. İçinde ne olduğunu düşünmeden yenmesi gereken harika bir yemek gibi.
Edebi şölenin içinde kaybolmanın tadına varın. Zaten karanlık bir dehlizde ilerliyormuş hissiyle bir ürperti hissederek ilerliyorsunuz. Bir an önce ışığı görebilmek umuduyla.
Acı bir anlatıdan fazlası yok aslında. Size gül bahçesi vaad etmiyor Madam Arthur Bey. Sert bir yumruğa hazır olun.