Nihayet gidiş anı gelir ve sonra planda bir şeyler ters gider. Uçak sekiz saat rötar yapar, havaalanında bir bavul kaybolur,... küçük evdeki tuvaletler tıkandığı için bir tesisatçı bulmak gerekir. Süpermarkete alışverişe gitmek için üç saat otobüs beklemek zorundasınızdır ya da belki de çocuklardan biri denizkestanesine basar ve ayağı yaralanır. Sonuç olarak uzun zamandır beklenen mutluluk gerçekleşmez. Niçin? Dedim ya: Mutluluk bir amaç değildir, programlanamaz. Kimse itaat edilmeyi umarak sana mutlu olmanı emredemez. Ve bu buyruğu kendi kendinize de veremezsiniz.