Gülşen Güzey

Gülşen Güzey

Gülşen Güzey

, bir kitap okudu
Puan vermedi·124 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2020 17:03
·
2020 61. kitabı
Mustafa Kutlu
7.8/10 · 15,7bin okunma
Reklam
10/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2020 59. kitabı
“kalemini çıkart artık kınından”diyor Altay Öktem bu kitabın ilk şiirinin son dizesinde. Biz de tüm şiirlerde kından çıkan bir mücadele, bir kavga, bir isyan buluyoruz. Sokaklarla eylemler ve mücadele, insanlarla sevdaları ve inançları beraber ilerliyor dize dize. “küçücük bir çocuktum, yaşam dedikleri şey/kendi sığ sularında çırpınmaktı onların/o küçücük ilmekleri sığmadı hiç boynuma” dizelerinde basit yaşamaya karşı çıkışı, “öylesine canım sıkılıyor ki bugünlerde/sana da yazmak içimden gelmiyor hiç/yangınlar söndükten sonra ne kalır geriye?”dizelerinde umudun yitişini, “hangi dilden konuşursan konuş ben anlarım/çünkü bütün dilleri güzeldir dünyanın/içinde sevmek sözcüğü varsa”dizelerinde sevgi dilinin evrenselliğini, “yaşam sürüyordu oysa, kol geziyordu sokaklarda başıboş yalnızlıklar/kendini eskitiyordu kadınlar, çamaşır asıyorlardı balkonlarda” dizelerinde yaşamın sıradanlığının insanı kavrayışını, “zaman/öylesine hızlı akıyor ki şimdi/yetişemiyorum kendime”dizelerinde insanın hız karşısındaki acziyetini, “iki yakası birleşmez, köprüler bahane/açlık kol gezer kenar mahallelerinde”dizelerinde fakirliğin çarkında ezilen insanların trajedisini iliklerimizde hissediyoruz. Yine de umutsuz değil, umut için mücadele eden bir şiir bulduğumuzu söylemeliyim. Kitabın “Eski Bir Çocuk”bölümü tiyatral bir seyir sunar bize. Ve “Eski bir çocuk yeniden doğmaktadır kağıtların arasından”diyerek insanın yeniden dünyaya gelişini ve gücünü müjdeler. İşte o çocuk “asırlar öncesinin toprakla kaplı/ilkel ve tertemiz duyarlığı yüzünde” seyircilere gülümseyerek kapatır perdeyi. Bize de o çocuğa kendi dizeleriyle hoş geldin demek düşer: “çağının tanığısın gözlerin bulut rengi öyle
Şiir
Eski Bir ÇocukAltay Öktem · Yitik Ülke Yayınları · 201521 okunma
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
Uzun Ruhlu Bir Cüce/Serkan Türk İmgesi ve kederi yoğun şiirler var bu kitapta. Okur, farklı ve geniş bir yelpazeye yayılan kavramlara, temalara şahit oluyor. Şiir kitabının tamamını iki kere bazı şiirleri üç dört kere okudum. Fakat üçüncü okuyuşta bile “buranın altını çizmeyi nasıl unutmuşum”dediğim oldu. Genel olarak aşka dair şiirler olduğunu düşündürtüyor kitap ama toplumcu çizgisi de var şairin. Özellikle “acılar ortasında” ve “bulanık deniz” şiirlerinde toplumcu yansımalar var. Atila İlhan’daki toplumsal gerçeklik var şiirlerde. Bireysel olarak aşk ve hüzün var ama aynı şiirde toplumdaki acıları da hissettirmiş. İlk şiir gayya kuyusu’nda “insan insanın uçurumu”(11)diyor şair. Yaşamı yormak şiirinde ise “insan insanın tesellisi”(37)oluyor. Sarmaşık’ta “insan insana, bütün denizler birbirine dökülür”(44)ifadesi yine insan ilişkileri üzerine söyleniyor. Şair, insanların bir arada yaşamasının getirdiği sonuçları ruhsal durumuna göre farklı şiirlerde farklı şekilde yansıtmış. Serkan Türk’te dikkatimi çeken bir başka nokta, yokluk ve yalnızlık kavramlarının sıkça işlenmesi. “yalnızlık, insanın düğümü”(11) “durdum düşündüm otobanları, yalnızlıkları”(13) “akşam gelir bulur bazı yalnızlıklarımızı”(18)”bu yalnızlıklar savaşlar hepimize fazla”(27)”her hatıra yalnızlığın kapı kuludur”(37) Yalnızlık yaşlılarca daha da derin hissedilen bir duygu. “sıralı sırasız yalnızlara baktık/kalbimizden geçen inceden bir sızı/yaşlıların gülüşünde saklanan sitem” dizelerinde yaşlı insanların yalnızlıktan muzdarip oluşunu gözler önüne seriyor şair. Yokluk, Serkan Türk’ün Ausgang romanı, okuduğum birkaç öyküsünde de karşıma çıkmıştı. Uzak Yaz adlı öykü kitabında “Yokluk mudur çoğu zaman içimize tüneyen?”(Uzak Yaz,10) ve “Ah kalbim! Yarası üzerinden sıyrılıp düşen kabuk gibi iyileşirim bir
Şiir
Uzun Ruhlu Bir CüceSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2016105 okunma