Hazret-i Hasan Efendimizle alâkalı son kısımda bir malumat var onu yazmasaymış iyiymiş. Onun muhterem zâtı hakkında insanları yanlış düşüncelere sevk edebilir.
Uğur KOŞAR; Nereye Koşar?
Son zamanların en çok satanlar listesinin başında Uğur Koşar’ın kitapları geliyor. Kendini “modern çağın aydınlanmış bilgesi(!)” olarak tanımlayan Uğur Koşar, Yaratan’ın
Mükemmel bir kitap. Her müslüman okumalı bence. Medeniyetin İslam'dan mı yoksa daha varlığını bile bilmeyen Avrupa'dan mı geldiğini çok güzel izah etmiş.
Kitabın eski isminde -"Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in Hayatı"- ve bazı yerlerinde Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) "elçi" lafzıyla bahsetmiş. Peygamberler Aleyhimüsselâm hakkında bu lafzı isti'mâl etmek çok çirkindir. Bugün alelâde bir elçiye, sefîre peygamber veya resûl lafzını ıtlâk edemiyorsak, bir Resûl veya peygambere de "elçi" lafzını ıtlak etmemiz doğru olmaz. Osmanlı zamanında dahi Türkçe'de elçi kelimesi vardır. Ama ecdâdımız bu kelimeyi asla bir peygamber veya resûl manasında kullanmamışlardır. Bu iki isim onlara mahsustur. Elçi ise herkese söylenebilir.... Bu hususta kitap yazacak kimse söylediği her sözün doğru kabul edileceğini düşünerek ve bütün inceliklerine dikkat ederek yazmalıdır. İlmî hassâsiyet bunu gösterir.
Yazar Çocukluğum, Gençliğim kısmında o devirde yaşadığı, gezdiği yerleri, o devrin insanlarını ve ailesi tarafından nasıl yetiştirildiğini anlatmaktadır. Daha sonra senelerce ayrı kaldığı Balkan topraklarını gezip Osmanlı Devletinin nihâyetinden sonra o toprakların ne hâle geldiğinden haber vermektedir. Siyasi ve Edebi hatıralarında ise son devirde Osmanlı’nın ve İstanbul’un ahvâlini, devlet ricâlinin Osmanlı’ya nasıl zarar verdiğini, husûsi ile Jöntürkler’in içinde bulunması hasebiyle onların yurt dışında nasıl faâliyetler yaptıklarını ve iç yüzlerini anlatmaktadır.