Çok ağır ve anlaşılması zor bir kitap olmakla birlikte hiçbir kanıta dayanmayan palavralardan ibaret bir kitap. Yazar arkadaşı biraz araştırdığımızda yine bir spiritüalizm vakası olduğunu görüyoruz. Ruh palavraları...
Teknik şüphesiz olarak kapitalizme ve benzer şekilde savaşa gerçekten borçlu olsa da, makinenin başlangıçta bu yabancı kurumlar tarafından şekillenmesi ve özünde teknik süreçler ve iş biçimleri ile hiçbir alakası olmayan karakteristik özellikler taşımaya başlaması talihsiz bir olaydır. Kapitalizm makineden sosyal refahı ilerletmek için değil, kişisel kârı arttırmak için faydalanmış, mekanik aletleri yönetimi elinde bulunduran sınıfların gücünü ve servetini büyütmek için kullanmıştır. Makinenin oynadığı rolün aşırı vurgulanması ve sistematik bir düzene oturtma sürecinin düzeyi uyumu ya da verimliliğin ihtiyaç duyduğu düzeyin öteye geçmesinin nedeni, kâr etme olasılıkları olmuştur. Tarafsız bir aktör olan makinenin çoğu zaman topluma zararlı, insan hayatına kayıtsız, insan çıkarlarına umursamayan bir öğe olarak görünmesi ve hatta bazen öyle olması, kapitalizmdeki ayırt edici niteliklerin bir sonucudur. Makine kapitalizmin işlediği günahların acısını çekmiştir ve bununla zıtlık oluşturacak şekilde kapitalizm, insanları sıklıkla makinenin takdiri hak eden özelliklerinin ve becerilerinin sorumlusunun kendisi olduğuna inandırmıştır.
Şarlatanlık temelde bir ahlak sorunudur ve şarlatan bilim ahlakının ana kurallarını çiğneyen kişidir. Doğruluk sevgisine dayanan bilim ahlakının ana kurallarından biri yeterince belgelenmiş bir fikri doğru diye öne sürmemek, bir ikincisi öne sürülmüş olan bir yöneltilecek bütün eleştirileri bir bir cevaplandırmak, sonuncusu da bilim topluluğunun büyük bir çoğunluğunun kabul etmediği fikirleri savunmaktan vazgeçip susmasını bilmek. Şarlatanların bu kurallardan hiçbirine kulak asmadığını görüyoruz. Bu da onların kendinde bir değer olarak doğruyu değil, kendilerini sevdiklerini gösteriyor. Bu vesileyle bilim adamlığının her şeyden önce alçakgönüllülük gerektirdiğini anlıyoruz. Şarlatan ise megaloman denecek kadar kendini beğenmiş bir kişi, yanıldığını kabul etmek şöyle dursun, bunu ima edilmesine bile tahammül edemez.