İnsan bazen duygularını aptallık derecesine vardırır da yolunu şaşırır ya, öyle bir şey. Başka bir şeyden de olmaz, kalbin aşırı gereksiz, budalaca ateşinden olur hep.
Gerçek olmayanı sevip gerçek olanı ayırt edemez olmuştur; yani suretini Ay ın kendisi sanan , yazılı hasırı yaşamın yerine koyan güçsüz, kafası karışmış insanlar.
O küçük , yuvarlak zaman makinelerini parçalayıp , ona güneşin doğuşundan batışına kadar bir insanın kullanabileceğinden çok daha fazla zaman olduğunu anlatmalıyız.
Ben bilmek istiyorum ;
gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret ;
yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü ?