Toplumsal dengeler hızla bozuluyor. Zenginle yoksul arasındaki uçurum açılıyor. Her türlü bozulma ve çürümeyi toplumun en alt kesimlerinde de görmeye başladık. Topluca cinnet geçiriyor gibiyiz.
Sözde 'özgürlük' ararken en sıradan şeylere bağımlı hale gelmişler, bireyciliği kutsarken bencilleşmişlerdi. Ne giyeceklerini, nasıl besleneceklerini, hangi vitaminleri yutacaklarını, nasıl sevip sevişeceklerini ve hangi kitapları okuyup hangi müziği dinleyeceklerini piyasanın belirlediği bu insanlar ruhen tükenmenin eşiğindeydiler.