Hazır mısın? Zira Aşkın ardından arta kalan kırık dökük umutları, yalnızlıkla baş başa kalma hallerini, suskunluğun sesini fısıldayan şiirlerden oluşuyor bu kitap …
Asaf, içinde sakladığın “sen”i, seni sevmekten, acıdan, özlemden doğan o karmaşayı şiirlerine davet ediyor.
Okurken bazen duruyorsun, bir dize ciğerine dokunuyor, kalbin sıkışıyor; ama aynı zamanda “sadece ben değilmişim” hissi geliyor.
Her şiir bir anlık aynadır okuyana , kendini görüyorsun; belki sessizce ağlayan bir tarafını, belki sustuğun bir sözü, belki unutulmayan bir tebessümü.
Asaf’ın dili öyle samimi ki, mesafeleri kaldırıyor ortadan…. Korkuları, pişmanlıkları, beklentileri görünür kılıyor.
Ama “mutluluk” demek öyle hemen gelmiyor; şiirler çoğu zaman mutluluğun sesini değil, sesin çığlıkta kaybolduğu anları yakalıyorlar değil mi?
Kitap ağır. Her duygu yoğun, her iz bırakacak dize bir ateş gibi.
Eğer ruhun hassassa benim gibi , bazı şiirler gözünü yaşartabilir, kalbini titretebilir.
Ama bence tam da bu yüzden değerli: çünkü bize duygunun en çıplak halini sunuyor. Yüzleştiriyor…
Keyifle oku