Bu zamana kadar kendimde gözlediğim üç personam var. Tuana, Gece ve Pai. Aslında Polaris de var fakat onun hangi tarafımı yansıttığını hâlâ anlayamadım ve kendini gösterdiğini düşünmüyorum.
Tuana içimdeki çocukluğum kafasında dert olmayan o 4,5 yaşlarındaki halim.
Gece babannemin vefatıyla ortaya çıkan karamsar, kendine acımasız, hissiz, huzuru gecede bulmaya çalışan fakat her daim aya ve yıldızlara bakan bir persona.
Pai bunların hepsini maskeleyen ve bunları kaldırmaya çalışan yani bi bakıma iyileştirmeye çalışan biri. Kendini geliştiren ve her daim çabalayan bir persona.
Polaris ise... Aslında şuan öyle bi personam yok fakat ileride olacak bence. Çünkü Polaris personası adı gibi yıldız olacak. Yol gösterecek, diğerlerine ışık olacak.
Üç persona arasında sürekli yer değiştiriyorum. Bazen Pai'yken bi anda Tuana oluyorum. Bazen kalabalıktan sonra yalnız kaldığımda Gece oluyorum. Pai de aslında yeni bir persona. Yani bundan 4 yıl önce oluştu o da aslında. Sırayla ilk Tuanaydım sonra Gece, sonra Pai... Pai aslında Tuana ile Gecenin ortası. Tuana çok beyaz... Gece ise çok siyah... Fakat Polaris ne beyaz olacak ne gri ne de siyah. O direkt ışığın rengi olacak. O ışığın ta kendisi olacak. Bu dünyaya o iz bırakacak.
Ben hep bu personalar arasında dolaşıyor olacağım. Bir anda Tuanayken Gece olacağım huzuru bulmak için nerde olursam olayım yıldıza bakacağım. Paiyken Tuana olacağım çocukluğuma sarılacağım. Pai olacağım her şeye rağmen devam edeceğim.
Ve bir gün Polaris olacağım. Gelecekte bana baktıklarında kendilerine idol alacakları insan olacağım.
Bulacaksın aslında dağıldıkça ve kendini o dağılmaların arasındaki asıl değerli parçaları bulup birleştirdikçe.. Bazen asla yapmayacağını düşündüğün şeyi yaptığında,risk aldığında ve bazen de kendine rağmen ilerlediğinde... Bazen elinde şemsiye olsa da ıslansam da umrumda değil demekle, yalnız kalacağını bilsen de kendini ezdirmediğinde, ruhsal olarak zorlansan da içindeki kırıklara rağmen kendini kırmadığında bulacaksın. Aşkı da sevgiyi de arkadaşılığı da ve en önemlisi kendini bulacaksın. Kendinden yeni birisini çıkardığında ve hiçbir karamsarlık aklına düşmediğinde bil ki başarmış olacaksın. Sen o taşı yontup içinden harikalar çıkaracaksın.
İçindeki tüm fırtına dışına vurmuştu ve gülümseyerek izliyordu. En azından tek mahvolan ben değilim diyordu. Sonra dışarının kasvetli ve buz gibi havasına aldanmadan çıktı balkonuna. Unutmak için kullandığı şarkıyı bu sefer tekrar hatırlamak için kullandı.
Kasvetli ve yağmurlu bir gecede, gece gibi döktü içini. Yaktı tüm kağıtları belki iyi gelir diye. O şarkı kaç defa tekrar ettiğini bilemeyecek kadar çok dinledi. Ne kadar üşüdüğünü fark etmeyecek kadar oturdu. Gecenin incileri yüzünde yer buldu.
En azından kısa bir süreliğine unutmak ve hatırlamak için şarkı ile soğuğu kullandı. Soğuk ona düşündürtmek istemedi fakat şarkıysa ona bağırdı tüm düşünceleri. En azından kısa bir süreliğine...
231223
Arkadaşlığımı kazanırsanız ki bu çok kolay gözlerimdeki o çiçek bahçesini ve sizi orada yaşattığımı görürsünüz velev ki tam tersini ister ve öyle davranırsanız bu sefer o gözlerde sadece soğuk bir mezarlıktan başka bir şey bulamazsınız
241107