Dinlesen rüzgârların türküsünü, kuşların cıvıltısını, yağmurların tıpırtısını! İşitsen denizlerin haykırışını, bulutların narasını, taşların tıkırtısını.
Hepsi birer davet sesi. 'Biz de varız, bize de bak' diyorlar.
Gören gözlerin nerde, nerde gözlerin senin ?
Elindeki beş topu birbirine dokundurmadan beş dakika döndürene şaşarak bakıyor, fakat gezegenleri güneşin etrafında milyarlarca senedir bir birine çarptırmadan döndüren kudrete dönüp bakmıyorsun bile.
Resmini güzel yapanlara hayran oluyor, seni sen yapanı hatırlamıyorsun. Eşsiz bir sanat eseri olan yüzünü görüyor ama görmüyorsun sanatkârını. Sormuyorsun kim?
Hayretle bakmazsan tavuk sadece tavuktur, bakarsan yumurta makinesi olur.
Şu melek huylu koyun yalnız koyundur gözünde, baktın mı süt fabrikası oluverir.
Bakarsan fark edersin güneşin hiç sönmeyen bir lamba ve soba olduğunu. Dünyanın ilk takvimi meğer ay imiş, dersin.
Ah ülfet! Nice harikaları sen perdeledin. İnsanı sen mahrum ettin hikmetten. Halbuki tefekkür hayretle başlar!