insanın kendini aşağılamasından, küçük düşürmesinden duyduğu zevke yenik düşen bir adamın notlarını okuyoruz kitabın birinci kısmı boyunca. ikinci kısımdaysa bu durumu desteklemek istercesine baş kahramanın bu durumlarla ilgili yaşadığı birkaç anıya şahitlik ediyoruz.
yüksek sesle kolayca dile getirilemeyecek gerçekleri şu 150 sayfacık kitabın içine sığdırmak mı marifet yoksa bu gerçekleri olduğundan çok daha çarpıcı bir şekilde okuyucuya sunmak mı emin olamıyorum ama emin olduğum bir şey varsa insanın varoluş sebebini, kendini haklı görme nidalarını böyle güzel anlatan kitaplar çok nadir karşımıza çıkar.
başkaları tarafınca küçük düşmekten nefret eden ama bir yönüyle bundan haz duyan, kendini aşağılayan insanlara nefret ve tiksintiyle baktığı halde bunu kendi de yapmaktan sakınmayan bencil bir insan tiplemesini çiziyor yazar kitapta. ve bence okurken hepimiz kendimizden bir parça buluyoruz.
yaptığımız haksızlıkları haklı çıkaracak renkli kılıflar, aşağılanmanın insan olmanın sorumluluğunu unutturduğu o bir anlık zevk dalgası, nefret edilmekten hor görülmekten, küçümsenmekten kaçmak için kendi yeraltına sığınmak, yaratmakla beraber yıkımın da habercisi olan insanın zaaflarını anlatırken korkusuz bir cesarete sığınıp kağıda döküyor tüm bunları bize yazar.
okurken kendimi bulduğum çok sayfa oldu. aslında bence herkes belli bir yerde o yeraltındaki adam. çevremizce kabul görmek isterken bir yönden nefret edebileceğimiz haklı bir yanımız olsun diye hor görülmek de istiyoruz belki de bu yüzden. kırılganlığımızı görmemeleri için kendi yeraltımıza kaçıyoruz, saklanıyoruz gerçeklerden. birçok kişiyi eleştirirken aslında belli bir yerden sonra onları eleştirdiğimiz ne varsa biz de yapıyoruz. kesinlikle okunması gereken bir klasik.. vaktiniz varsa muhakkak okumalısınız.